PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sağlık Problemleri



Emrah Akcagöz
27.10.2009, 18:38
Arkadaşlar ilk başlığım umarım foruma hayırlı olur..

Burada sağlık sorunlarınızı, sağlıkla ilgili bilmek istediklerinizi öğrenebilir öğretebilirsiniz..

Emrah Akcagöz
27.10.2009, 18:55
Havalar soğuyor bu ayların en fazla görülen hastalığı soğuk alıgınlığı..

Soğuk algınlığının ilk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırık.
Çocuklarda ise boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir.


Soğuk algınlığına yakalanmamak için, hastalık belirtileri olan kişilerle hastalığın ilk ikinci ve dördüncü günleri arasında temas edilmemesi gerekir. Ancak, çoğu zaman bu mümkün değildir. Soğuk algınlığına yakalanan kişiler, henüz hasta olduklarını anlamadan bulaştırıcı döneme girmiş olurlar.
Soğuk algınlığına yakalanan çocuklar, özellikle burun temizliğinden sonra olmak üzere sık sık ellerini yıkamalı, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunlarını kapamalıdırlar. Soğuk algınlığı genellikle 7 ile 14 gün arasında iyileşir. Bazen sinüzit, orta kulak iltihabı, larenjit veya bronşit gibi komplikasyonlar nedeniyle hastalığın seyri uzayabilir.


Bu süre içinde, hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı gıda alması (su, meyve suları gibi) gerekir. Genellikle ağrı kesici, dekonjestan ve allerji karşıtı maddeler içeren soğuk algınlığı ilaçları, hastalığı iyileştirmezler; sadece kas ağrısı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilirler.


Boğaz ağrısının şiddetlenmesi ve uzun sürmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38 derece üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarında morarma belirtilerinden herhangi birinin görülmesi halinde doktora başvurulması gerekmektedir.

Op. Dr. Tamer Haliloğlu

Ömer SEVİNÇ
27.10.2009, 18:57
Sitenin sağlık ekibi olan ben, Süleyman ve Özkan olarak elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız.

Koray
27.10.2009, 18:59
Çok zor kilo alıyorum çok çabuk kilo veriyorum :s

Seda
27.10.2009, 19:05
Çok zor kilo alıyorum çok çabuk kilo veriyorum :s
Efenim tam tersi de ben, cevaplarinizi bekliyoruz Ömer bey ve ekibi :cool:

Uğur GEMİCİOĞLU
27.10.2009, 19:07
Çok zor kilo alıyorum çok çabuk kilo veriyorum :s

Abi yapma gözünü seveyim.Nasıl kilo alamıyosunuz :) Bende de tam tersi var.Çok kolay kilo alıyorum vermek için çok uğraşıyorum.

Bir de vücudumda tavuk derisi veya balık puluna benzer lekeler var :D Doğduğumdan beri varmış.Hiç bir doktor düzeltemedi.Bi sakıncası yok yaşamaya alışsın dediler :D

ugurTS1989
27.10.2009, 19:08
başlık çok güzel olmuş...bu aralar domuz gribi adında salgın başlamış , bilgilendirirmisiniz...

Seda
27.10.2009, 19:13
Abi yapma gözünü seveyim.Nasıl kilo alamıyosunuz :) Bende de tam tersi var.Çok kolay kilo alıyorum vermek için çok uğraşıyorum.

Bir de vücudumda tavuk derisi veya balık puluna benzer lekeler var :D Doğduğumdan beri varmış.Hiç bir doktor düzeltemedi.Bi sakıncası yok yaşamaya alışsın dediler :D
Kendim gibi birisi :D:D
Ne zorluklarla kilo veriyorum bana sorun ama sonunda basardim :cool:

Gerci saglikli bir yol degildi ama hala geri almadigima göre JoJo Effekt henüz devreye girmedi :p:p

Su deri biraz sivilceye de benziyor mu? :rolleyes:

Erbay
27.10.2009, 19:16
Kilo alınmaz mı ya :) En kolay yolu nedir biliyor musunuz? Bir tane Nutella alın yanınıza bir kaşık oturun tv'nin karşısına tamamdır :D

İskender66
27.10.2009, 19:19
Bence güzel, faydalı ve gerekli bir başlık. Bilmediklerimizi öğreniriz. Hastalıklarımıza şifa, dertlerimize deva buluruz inşallah :)

Mehmet Fırat
27.10.2009, 21:00
Sitenin sağlık ekibi olan ben, Süleyman ve Özkan olarak elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız.

Mustafa Yüksek'i de unutmamak gerek. :D

Emrah Akcagöz
27.10.2009, 21:10
başlık çok güzel olmuş...bu aralar domuz gribi adında salgın başlamış , bilgilendirirmisiniz...
Hastalığın virüsünün adı H1N1 virüsüdür, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir.

Belirtileri :
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Korunma Yolları :

Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması,
Kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması,
Zorunlu haller dışında salgının yaşandığı bölgelere olan seyahatlerin ertelenmesi gerekir.

Ahmet Başkaya
27.10.2009, 21:16
Mustafa Yüksek'i de unutmamak gerek. :D


Harbiden taa ben kızdım :D...

Onur Şeref
27.10.2009, 22:11
Seneye Ahmet ve Bende çaylak olarak bu ekibe dahil olcaz değil mi kanka? :D

Onur Şeref
27.10.2009, 22:14
Benimde kilo sorunum var gibi.

1.90 boy 78 kiloyum :/

Ahmet Başkaya
27.10.2009, 22:15
Seneye Ahmet ve Bende çaylak olarak bu ekibe dahil olcaz değil mi kanka? :D


İnşallah can ;) ...

Hayırlısı ne ise o olur umarım ;) ....

Ne kilosu ne sorunu at gibi adamsın yürü git :D...

Mehmet Fatih Silik
27.10.2009, 22:18
Bende cok cabuk kilo alip cok cabuk kilo veriyom....ortasi yok mu bunun :)

Mehmet Fırat
27.10.2009, 22:20
Kilo sorununun tartışıldığı bir başlık vardı, keza domuz gribinin de.

Burada başka sorunlar tartışılsın bence. :)

Kubilay ŞAHİN
27.10.2009, 22:35
Bu Konuya Dair İlk Mesajımda Bir Soru İliştireyim..

Zamanında yaptığım kaza sonucu kırılan ayağım, ameliyat ile iyileştirilmişdi.. Biraz uzun bir süreçti.. Bu süreçte ben genelde aksayarak yürüyordum biraz sızı olduğundan dolayı.. Zamanla aksamalarımı düzeltmiştim.. Fakat şu zamanda farkında olmadan yürüdüğümda fazla belli olmasada aksamalarım sürüyor.. Ayrıca kırılan ayağımın üzerine fazla yüklendiğimde kas sıkışması tarzı bir his, diz dönmesi tarzı bir his oluşuyor..

Bunun nedeni normalmidir, psikolojikmidir, fazla gelişememesindenmidir..?

Seda
28.10.2009, 06:09
Kilo sorununun tartışıldığı bir başlık vardı, keza domuz gribinin de.

Burada başka sorunlar tartışılsın bence. :)
Milletin en önemli sorunu bunlar demekki.. Yok yok gündem konusulsun :))))))

Recep Alkan
28.10.2009, 07:46
MAdem böyle bir başlık var, bende bulunan 2 sorunu da ben yazayım arkadaşlar.

1) Burnumdan koku ve nefes alamıyorum. Bu doğduğumdan beri böyle. Ameliyat oldum, kemik aldılar burnumdan ama gelişme olmadı. Devamlı ağızdan nefes aldığım için dişlerimde de çürümeler çok hızlı oluyor. Nefes bir şekilde ağız ile telafi edlebiliyor ama koku olayı çok zor ve kötü. Daha iyi yada kötü hiçbirşeyin kokusunu alabilmiş değilim.

2) İnanılmaz derecede terliyorum : Hava şartlarının ne olduğu hiç ama hiç önemli değil. Ben kışın dahi sırılsıklam terliyebiliyorum. Bunun için doktora gittiğimde bana ciğerlerden gelen bir rahatsızlık oludğunu söyledi, bir iki ilaç verdi ama hiçbir değişme olmadı.

Bu arada başlık için de teşekkürler.

Dursun Kaplan
28.10.2009, 09:19
Yakın zamanda büyük acılar çekerek kurtulduğum tırnak batması sorunundan, benden başka müzdarip olan varmı ? :cool:

Ben hayatımda böyle illet birşey görmedim arkadaş. Pantolon bile giyemiyosun. Özellikle ayak baş parmaklarında meydana geliyor. Çektirmek asla kesin sonuç olmuyor,tekrar büyüyor ve batıyor. Böyle giderse komple parmağı çektiricem arkadaş. :D


Bu Konuya Dair İlk Mesajımda Bir Soru İliştireyim..

Zamanında yaptığım kaza sonucu kırılan ayağım, ameliyat ile iyileştirilmişdi.. Biraz uzun bir süreçti.. Bu süreçte ben genelde aksayarak yürüyordum biraz sızı olduğundan dolayı.. Zamanla aksamalarımı düzeltmiştim.. Fakat şu zamanda farkında olmadan yürüdüğümda fazla belli olmasada aksamalarım sürüyor.. Ayrıca kırılan ayağımın üzerine fazla yüklendiğimde kas sıkışması tarzı bir his, diz dönmesi tarzı bir his oluşuyor..

Bunun nedeni normalmidir, psikolojikmidir, fazla gelişememesindenmidir..?


Bunun cevabını bende istiyorum. Zira bende aynı olaydan dolayı ameliyat oldum. :)

Travelair
28.10.2009, 10:42
Tırnak batması için tırnağın düz kesilmesini tavsiye ediyorlar. Yani içe doğru yuvarlayarak kesmek zararlıymış

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 10:44
MAdem böyle bir başlık var, bende bulunan 2 sorunu da ben yazayım arkadaşlar.

1) Burnumdan koku ve nefes alamıyorum. Bu doğduğumdan beri böyle. Ameliyat oldum, kemik aldılar burnumdan ama gelişme olmadı. Devamlı ağızdan nefes aldığım için dişlerimde de çürümeler çok hızlı oluyor. Nefes bir şekilde ağız ile telafi edlebiliyor ama koku olayı çok zor ve kötü. Daha iyi yada kötü hiçbirşeyin kokusunu alabilmiş değilim.

2) İnanılmaz derecede terliyorum : Hava şartlarının ne olduğu hiç ama hiç önemli değil. Ben kışın dahi sırılsıklam terliyebiliyorum. Bunun için doktora gittiğimde bana ciğerlerden gelen bir rahatsızlık oludğunu söyledi, bir iki ilaç verdi ama hiçbir değişme olmadı.

Bu arada başlık için de teşekkürler.
Recep abi ilk soru için bi bilgim yok iyi bi Kulak Burun Boğaz uzmanına gidersen iyi olur bence..

Terleme meselesine gelirsek kullandığın ilaçlardan sonra doktora tekrar muayene oldunmu ayrıca kilosu fazla olan insanlarda genelde sık terlerler..

Yakın zamanda büyük acılar çekerek kurtulduğum tırnak batması sorunundan, benden başka müzdarip olan varmı ? :cool:

Ben hayatımda böyle illet birşey görmedim arkadaş. Pantolon bile giyemiyosun. Özellikle ayak baş parmaklarında meydana geliyor. Çektirmek asla kesin sonuç olmuyor,tekrar büyüyor ve batıyor. Böyle giderse komple parmağı çektiricem arkadaş. :D




Bunun cevabını bende istiyorum. Zira bende aynı olaydan dolayı ameliyat oldum. :)
Tırnaklarını keserken düz kes yan tarafları pek almadan..

Dursun Kaplan
28.10.2009, 11:30
Tırnak batmadan büyüse düz keseceğimde, etin içine doğru büyüdüğü için bişe yapamıyosunuz. :)

Recep Alkan
28.10.2009, 12:53
Emrah öncelikle bana şişman muamelesi yaptığın için teşekkrler kardeşim :D

şaka bir yana, ilaçları küçükken kullnadım, daha sonra gitmdim bir daha, ben 55-60 kilo iken de aynı terliyordum. Doktor bunu ciğerlerden geldiğini, herkesin irini dışa farklı atma durumunun olduğunu, benim de bu şekilde attığımı falan söyledi.

Adem Erdoğan
28.10.2009, 12:55
Koku alamama çok tehlikeli bir olay.

Ba®ış
28.10.2009, 12:59
tırnak batması bende de vardı 9-10 sene önce üstelik her iki baş parmağımda birden.çektirmek yerine tırnağın batan yerini kısmen çektirebilirsin.bir nevi bilgisayarda fotoğrafları croplamak gibi.cerrahi operasyondan sonra da olabildiğinc temiz tutmak lazım bölgeyi.gerek tentürdiyot gerekse oksijenli su ile temizliyordum hergün.çok şükür 10 yıldır hiçbir sorunum yok,Allah acil şifalar versin

Hayriye Ayan
28.10.2009, 13:07
boyun kısmımda kahverengi lekeler var
nedir bu lekeler sayın doktorlar

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 13:29
Emrah öncelikle bana şişman muamelesi yaptığın için teşekkrler kardeşim :D

şaka bir yana, ilaçları küçükken kullnadım, daha sonra gitmdim bir daha, ben 55-60 kilo iken de aynı terliyordum. Doktor bunu ciğerlerden geldiğini, herkesin irini dışa farklı atma durumunun olduğunu, benim de bu şekilde attığımı falan söyledi.
E abi o zaman fazla der etme, ayak uydur kol salla ;)

Ayrıca şişman muamelesi falan yapmadım abi yoksa kilo problemin mi var :D

antagonist
28.10.2009, 13:37
İngilizler hekimin hastayı muayenesine "healing touch" derler. Türkçe'ye "şifa verici dokunuş" diye çevirilebilir... Çoğu hasta hekimden kendisini muayene etmesini, kendisine dokunmasını bekler. Türkiye şartlarında ise günde yüzlerce hastaya bakmak zorunda kalan hekimler , maalesef hastaya gerektiği kadar zaman ayıramamakta, sistemik olarak muayenesini yapamamaktadır.

Diyeceğim o ki, bu başlıkta çok fazla deva aramak doğru değil bence. Bu iş internet üzerinden yapılabilecek kadar basit bir iş değil. Öyle olsa hastanelere ne gerek olurdu? :)

Bir hekime görünmek en iyisi..."Healing touch" için. :)

Dursun Kaplan
28.10.2009, 13:38
tırnak batması bende de vardı 9-10 sene önce üstelik her iki baş parmağımda birden.çektirmek yerine tırnağın batan yerini kısmen çektirebilirsin.bir nevi bilgisayarda fotoğrafları croplamak gibi.cerrahi operasyondan sonra da olabildiğinc temiz tutmak lazım bölgeyi.gerek tentürdiyot gerekse oksijenli su ile temizliyordum hergün.çok şükür 10 yıldır hiçbir sorunum yok,Allah acil şifalar versin

Teşekkür ederim, geçmiş olsun sizede.

Benim sol baş parmağımda vardı. Her akşam sıcak suyla orayı yumuşatıyordum. Sonunda canıma tak edince,tırnak makasını aldım batan yeri kestim. Şu anda çok şükür bir problemim yok. Batık olan yer için bir ilaç aldım. Gerektiği kadar temiz tutmaya çalışıyorum artık.

Ba®ış
28.10.2009, 13:41
birde tamamen iyileşinceye kadar ucu sivri,dar ayakkabı giymekten çekin,çünkü daha fena batmasını sağlıyor.bir süre ön tarafı geniş ayakkabılar giymeye bak.ayrıca batan yerde iltihap falan varsa bir doktor kontrolünde antibiyotik te kullanabilirsin kurutmak için

Dursun Kaplan
28.10.2009, 13:47
Zaten önce hemen doktora gittim,antibiyotik ve krem vermişti. İntihabı aldı ilaçlar. Sonra ameliyat dedi,kabul etmedim. Kendim çözdüm şimdilik. Ameliyat bile kesin çözüm değilmiş bu tırnak konusunda,bizzat doktor söyledi. :)

BAHADIR33
28.10.2009, 14:11
İngilizler hekimin hastayı muayenesine "healing touch" derler. Türkçe'ye "şifa verici dokunuş" diye çevirilebilir... Çoğu hasta hekimden kendisini muayene etmesini, kendisine dokunmasını bekler. Türkiye şartlarında ise günde yüzlerce hastaya bakmak zorunda kalan hekimler , maalesef hastaya gerektiği kadar zaman ayıramamakta, sistemik olarak muayenesini yapamamaktadır.

Diyeceğim o ki, bu başlıkta çok fazla deva aramak doğru değil bence. Bu iş internet üzerinden yapılabilecek kadar basit bir iş değil. Öyle olsa hastanelere ne gerek olurdu? :)

Bir hekime görünmek en iyisi..."Healing touch" için. :)
Askerliğimi yaparken askeri hekim beni tam 4 metre uzaklıktan muayene etmişti. Esas duruştayken .. Healing touch desem ne derdi acaba? Bir dokunuş olurdu kesin ama şifa niyetine mi Allah bilir :)

Ömer SEVİNÇ
28.10.2009, 14:12
Bismillahirrahmanirrahim.

O mesajı editlesem mi acaba:))

İHTİLALL
28.10.2009, 14:35
Tohtur beg..

Burda muayyene gaçça?..

Recep Alkan
28.10.2009, 15:08
Koku alamama çok tehlikeli bir olay.

Az daha evi yakıyordum bir kere :D

Ertan 51
28.10.2009, 15:15
Sitenin sağlık ekibi olan ben, Süleyman ve Özkan olarak elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız.
Yandın Ömer:)
kalbimde daralma,sağa sola çatma isteği,çabuk sinirlenme halleri var bende,
söyle bakalım Ömer baba ne yapayım ben.:)

Orhan Aydın
28.10.2009, 15:16
tırnak batması bende de vardı 9-10 sene önce üstelik her iki baş parmağımda birden.çektirmek yerine tırnağın batan yerini kısmen çektirebilirsin.bir nevi bilgisayarda fotoğrafları croplamak gibi.cerrahi operasyondan sonra da olabildiğinc temiz tutmak lazım bölgeyi.gerek tentürdiyot gerekse oksijenli su ile temizliyordum hergün.çok şükür 10 yıldır hiçbir sorunum yok,Allah acil şifalar versin

Abi 2 sene önce başparmaktan ameliyat oldum müthiş acılı bir olay Allah kimsenin başına vermesin pansumana gidiyorsun yapılana kadar 1 litre ter akıyor felan .Allah göstermesin tekrardan:)

Ömer SEVİNÇ
28.10.2009, 15:29
Yandın Ömer:)
kalbimde daralma,sağa sola çatma isteği,çabuk sinirlenme halleri var bende,
söyle bakalım Ömer baba ne yapayım ben.:)

Hayatını rahatsız ediyorsa bir endokrinoloji uzmanına görünmeni tavsiye ederim abi. Ayrıntılı değerlendirmek lazım ama belki tiroit hormonlarında bir yükselme olabilir. Ellerde titreme, terleme, sinirlilik, kilo alamama, sıcağa gelememe ve kalp hızında artış ile seyreder. Bu belirtilerden varsa sende bir uzmana görünebilirsin.

Yalnız, Süleyman haklıymış. Online tanı bu kadar konuyor:))

@IHTILALL

Abi ismini bilmiyorum kusura bakma.

Muayene başına yüz dualık bir ücret alıyorum ben. Gözü kesen, zamanı olan buyursun ofisime beklerim:))

BAHADIR33
28.10.2009, 15:32
Yandın Ömer:)
kalbimde daralma,sağa sola çatma isteği,çabuk sinirlenme halleri var bende,
söyle bakalım Ömer baba ne yapayım ben.:)
Bunun ilacını biliyorum ben.
ŞAMPİYONLUK

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 15:39
Koşmanın faydaları

Yapılan bilimsel araştırmalarda düzenli koşu yapmanın‚ yaşlanma sürecini yavaşlattığı ortaya konulmuş.

Düzenli koşan insanlarda kanser riski azalıyor‚ günümüz şartlarındaki yoğun iş temposu‚ stres ve trafiğin neden olduğu erken yaşlanmayı engelliyor. Böylece sağlıklı bir birey haline geliyorsunuz.
Koşma sadece kalp‚ damar rahatsızlıklarını önlemiyor. Özellikle 50 yaş ve üzerinde yapılan bu deneylerde göze çarpan sonuçlar‚ oldukça mantıklı geliyor.

Nasıl oluyor da bu kadar faydalı oluyor peki?

Sürekli koştuğunuzda‚ öncelikle vücudunzdaki fazla karbonhidrat ve yağı yakıyorsunuz. Bunu enerjiye çevirip dışarıya atıyorsunuz. Bunun dışında vücuttaki toksinleri‚ ter yoluyla dışarı atıyorsunuz.

Kalp daha hızlı kan pompaladığı için hücreler çalışıyor. Çalışıp da karşılığının alınmadığı hiç bir sistem olmadığını göz önünde bulundurduğumuzda‚ koşunun işe yaradığını göreceğiz.

Yürüyüş de faydalı bir sistemdir‚ fakat yürüyüş sadece nefes alışverişinizi ve metabolizma hızınızı düzenler. Formunuzu korumak gibi birşeydir. Tabiki kalori yakarsınız ve kaslarınızı çalıştırırsınız fakat koşu kadar etkili değildir. Özellikle kas konusunda. Bu yüzden hafif tempo da olsa koşmanızı öneririm.

Not: Kısa bir açıklamada bulunayım. Yaşlılıkta koşmak‚ dizleri zorlamaz‚ vücuda zarar vermez. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Metabolizmanızı zorlamayacak kadarıyla‚ sürekli spor yapmak‚ yararınıza olacaktır..

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 15:41
Sigara içenler daha fazla MS hastası oluyor

Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cemal Özcan‚ sigara içenlerin daha fazla Multipl Skleroz (MS) hastası olduğu söyledi.

MS´in beyin ve omurilikte birçok bölgede‚ multipl noktasal tarzda zedelenmeye yol açan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Turgut Özal Tıp Merkezi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özcan‚ "Bu hastalık daha çok kadınlarda görülür. Hastalığa ait ilk belirtiler gençlik ve orta yaş döneminde‚ ani başlayan ataklar tarzında olur. Bir kaç ay süren bu atak dönemlerinde hastalarda görme kayıpları‚ felçler‚ duyu kusurları‚ yürüme bozuklukları‚ işeme sorunları olur. Hastadan hastaya değişmekle birlikte 1-2 yılda bir atak ortaya çıkar.

Ataklar başlangıçta kısmi hasar bıraksa da düzelir. Multipl sklerozun ataklarla seyreden bu şekline ´alevlenen- düzelen MS´ denir. Fakat daha sonraki yıllarda her bir atak daha kalıcı hasarlar bırakır ve artık hastalık ´ilerleyen MS´ olarak adlandırılır. Hastalığın bu şekli daha zor tedavi edilen‚ hastada daha fazla özürlülüğün olduğu bir şekildir" diye konuştu.

"Son yapılan çalışmalarda multipl sklerozda sigaranın çok ciddi ölçüde zararlı olduğu gösterilmiştir. Birden çok bilimsel çalışmada sigaranın multipl skleroz gelişimini kolaylaştırıcı önemli ve bağımsız bir risk faktörü olduğu saptanmıştır. Sadece bir beyin bölgesi tutulumuna ait belirtileri olan hastalarda yapılan gözlemlere göre‚ sigara içenlerde‚ içmeyenlere göre hastalığın diğer beyin bölgelerine daha önce yayıldığı belirlenmiştir" diyen Prof. Dr. Özcan‚ açıklamasını şöyle tamamladı:

"Farklı bir merkezde yapılan incelemede ise sigara içen multipl sklerozlu hastaların‚ sigara içmeyenlerden daha kısa sürede "ilerleyen MS" formuna geçtikleri gösterilmiştir. Sonuçlar sigaranın‚ multipl sklerozlu hastalarda ve multipl skleroz gelişme riski taşıyanlarda içilmemesi gerektiğini net olarak ortaya koymaktadır.

Ertan 51
28.10.2009, 15:45
Ömerim gardaşım sağolasın,gerçekten bi rektefe olmak lazım haklısın,

Akdenizli benimde aklıma gelmiyor değil de,tek çözüm de değil onu biliyorum :)

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 15:52
Sağlık için beslenme alışkanlığınızı değiştirin

Şeker hastalığı (diyabet)‚ beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle son yıllarda giderek artan bir rahatsızlık. Diyabetliler‚ kısıtlanan diyetleriyle kendilerini çoğu kez iyi hissetmiyorlar ancak beslenme uzmanları onlara önerdikleri diyeti sağlıklı kişilere de öneriyor.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz‚ sağlıklı bir hayat için sadece diyabetlilerin değil‚ herkesin sanki bir şeker hastası imiş gibi beslenmesi gerektiğini vurguladı. Unutmaz‚ "Sağlıklı beslenme ve şeker hastaları için önerilen ilkelere bakıldığı zaman‚ özellikle 40 yaşından sonraki kişiler için önerilen ilkeler ortaktır." dedi.

Emel Unutmaz‚ 40 yaş sonrasında az ve sık beslenme‚ lifli‚ posalı karbonhidrat tüketme‚ katı yağlardan uzak durma‚ zeytinyağı ağırlıklı beslenme‚ balık tüketim sıklığını artırma‚ kızartmalardan uzak durma‚ kilo kontrolünü sağlama‚ sebze tüketimini atlamama‚ meyvenin miktarına dikkat ederek tüketme gibi konulara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Diyabetle sonradan tanışan kişilerin en çok zorlandıkları bir başka konu da gün içinde neyi‚ nasıl ve ne kadar yiyeceklerini planlayamamak. Emel Unutmaz‚ diyet tedavisinde temel alınacak bazı ana hedefler bulunduğunu ifade ederek‚ bunda amacın kişinin fiziksel aktivitesine göre kan şeker değerlerini normal düzeyde tutacak bir beslenme programı oluşturmak olduğunu söyledi. Unutmaz‚ diyabetli kişilerde kolesteroller gibi diğer göstergelerde de bozulmalar olabileceği için diyetin bu faktörler de düşünülerek oluşturulduğunu kaydetti. Beslenme planlamasında kişinin yaşı ve özel durumları da önemli. Orta yaşlı şeker hastası bir kişi ile şeker hastası bir gebenin diyeti veya çocukluk dönemindeki bir diyabetlinin diyeti bir değil.

Diyabetliler‚ beslenmede neye dikkat etmeli?

Şeker‚ şekerli besinler‚ reçel‚ bal‚ pekmezden uzak durulmalı. İdeal kiloya inilmeli‚ günlük enerji alım ve yakımı dengelenerek korunmalı. Yağ alımı azaltılmalı‚ kızartmalardan kaçınılmalı. Posa alımı 20-35 grama çıkartılmalıdır. Taze sebze ve meyve alımı kesilmemeli; ancak havuç‚ patates ve özellikle de meyvelerin kan şekerini yükseltebileceği unutulmamalı. Soğan‚ sarımsak‚ nane ve maydanoz gibi sebzeler başka bir rahatsızlığı tetiklemiyorsa diyetlerde kullanılabilir. Alkol‚ sigara ve katkı maddeli gıdalardan sakınılmalı. Tuz ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı.

Şeker hastalığını ciddiye almıyoruz

Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Sağlık Yüksekokulu´nca yapılan bir araştırmada‚ diyabet hastalarının‚ hastalıkları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları saptandı. OMÜ Samsun Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kumcağız´ın yürüttüğü bir çalışma ile Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Endokrin Polikliniği´ne başvuran ve diyabet tanısı konulmuş kişilerin‚ hastalıkları hakkında bilgi düzeyleri araştırıldı. 209 hastadan elde edilen bilgilerden diyabet hastalarının hastalıkları hakkında yeterli bilgilerinin olmadığı belirlendi. Araştırma sonucunda‚ hastaların diyabetin vücuda zarar vermediğini ve bunun için beslenme düzenini değiştirmeye gerek olmadığını düşündüğü ortaya çıktı.

Emrah Akcagöz
28.10.2009, 15:55
Alkolün zararları

• Beyin ve sinir hücrelerinin zarlarını zehirler veya uyuşturarak kullanılmaz hale getirir.
• Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur
• Alkol göze giden görme sinirlerine de tesir eder. Sulanma ve görme bozukluklarına neden olur. Neticede ameliyat kaçınılmaz olur. Körlüğe neden olabilir.
• Midenin iç yüzeyini kaplayan tabakayı tahriş eder ve buna bağlı olarak gastrit’e yol açar. Mide zarında yırtıkları oluşur. Mide ve yemek borusunda iç kanamalar meydana gelir. Kusma gözlemlenir.
• Kalp kasına zarar verir ve buna bağlı olarak kalp hastalıklarına yol açar. Kalp atışlarında düzensizlik meydana gelir. Kalp yetmezliğine neden olabilir.
• Erkeklerde sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet bozukluğuna sebep olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.
• Damar kireçlenmesine yol açar.
• Terleme ve kanın akışını hızlandırır. Kanı sulandırır. Yaralanmalarda‚ yaralı bölgenin geç iyileşmesine neden olur.
• Tepki refleksleri azalır‚ beynin düşünme ve karar verme düzeni zayıflar.
• Yemek borusu‚ gırtlak‚ mide ve pankreas kanserlerine neden olur. Kanser riskini büyük oranda artırır.
• Alkol kullanımından bir gün sonra baş ağrısı ve ağız kuruluğu çok sık görülür.
• Sonradan utanacağınız‚ pişman olacağınız yada pişman olmaya bile vakit bulamamanıza yol açabilecek davranışlarda bulunmanıza yol açabilir.

LazAnisT
28.10.2009, 21:21
Şu an karşınızda tam bir hastalık hastası var.İstanbulda hastahane vardırda benim kaydım yoktur yalandır

Beyinle alakalı şüphelerimi yenmek için doktorun birşeyin yok demesine rağmen iki sene önce beyin tomogrofisi çektirdim.O Mr'ı çektikten sonra vucudumda içten bir ateş hali başgösterdi.Halada mevcut.Dereceyle ölçtüğümüzde ateş normal ama bende ateş fazla.Özellikle ayaklarımda ve yüz çevresinde daha fazla hissediyorum.Acıbadem,İnternacional Hospital istanbulda dolaşmadığım hastahane gitmediğim kendilerince işinin uzmanı doktorlar kalmadı.Hepsi birşeyin yok dedi.Tahliller vs hepside iyi.Bu rahatsızlkla beraber bende bir yorgunluk hali başgösterdi.15 dakika ayakta kalayım hemen ayaklarım ağırıyor.Fakat bu yorgunluğu ilginçtir spor yaparken hissetmiyorum(en azından bana öyle geliyor)

Evet arkadaşlar varmı tavsiyeleriniz:)

Adem Erdoğan
28.10.2009, 21:30
Yaşlılık belirtileri Süleyman abi.:rolleyes:

Sen halısaha maçlarını da bırakırsın yakında.:D

LazAnisT
28.10.2009, 21:34
Yaşlılık belirtileri Süleyman abi.:rolleyes:

Sen halısaha maçlarını da bırakırsın yakında.:DBiliyorum sende öyle Umud eden tayfadansın ama boşuna hevesleniysiniz:cool:

Fatih Kuloğlu
28.10.2009, 23:13
Doktorların 2 Dizimede Ön Çapraz Bağ yırtığı teşhisi koymasına rağmen her türlü ortamda her türlü futbol oynuyabiliyorum dizimi her türlü kırabiliyorum çok rahat merdiven çıkıyorum .

Daha önce ön çapraz bağ veya yan bağ veya menüsküs'den problemleri olanlar varsa ne gibi belirtileri olduğunu ne gibi durumlarda nüksettiğini ve tedavi için neler gerektiğini yazarlarsa sevinirim.

Teşekkürler...

Özkan
28.10.2009, 23:41
Recep'e çok iyi bir KBB uzmanına gitmesini öneriyorum. Süleyman abinin durumu ise hipokondriazis gibi duruyor. Eğer bu yüzden hayât kalitesi düşmüşse bir psikiatrın ve klinik psikoloğun yardımını öneririm.
Doktorların 2 Dizimede Ön Çapraz Bağ yırtığı teşhisi koymasına rağmen her türlü ortamda her türlü futbol oynuyabiliyorum dizimi her türlü kırabiliyorum çok rahat merdiven çıkıyorum .

Daha önce ön çapraz bağ veya yan bağ veya menüsküs'den problemleri olanlar varsa ne gibi belirtileri olduğunu ne gibi durumlarda nüksettiğini ve tedavi için neler gerektiğini yazarlarsa sevinirim.

Teşekkürler...Karl-Heinz Rummenige bu hâldeyken 4 yıl boyunca Bayern Münih ve Alman ulusal takımının değişmez oyuncusu olarak oynamıştı.

Dizde çapraz bağlar, yan bağlar, kaslar ve menisküs var. Bağ ve menisküs yırtıklarını kuvvetli bacak kasları ile tolere edebiliriz, ki tedâvî yaklaşımı da istirahat, bu kasları kuvvetlendiren ve ağrıyı azaltan (soğuk uygulamaları gibi) fizik tedâvî uygulamaları ve bu yaklaşımlardan fayda görülmemesi durumunda cerrâhî onarımdır. Cerrâhî onarım birçok merkezde artroskopik (kapalı) yaklaşımla yapılabilmektedir.

Semih58
28.10.2009, 23:53
Sağlık öncelikle Motivasyona bağlıdır. Eğer, moralimiz bozuk ise, sağlığımız da bozulur. Geç iyileşiriz.

adamın teki damdan düşmüş, aman bana doktor değil damdan düşen adam bulun demiş.

İyi hocayı bulmak gerekir.İyi beslenmek gerekir.

Fatih Kuloğlu
29.10.2009, 09:35
Özkan abi çok teşekkürler. Bazı abilerimizde dizlerimi ve bacak kaslarımı güçlendirmemi söylemişti zaten en kısa zamanda fitness'a başlıycam.

Bide bir sorum daha olacak ameliyat olmadan hayatıma devam edersem ilerde başıma dert olurmu?

ve ameliyat olduktan sonrada fizik tedavi ve rehabilitasyon dönemi varmış eğer bunu aksatırsan bacak çok kötü oluyormuş bi arkadaşımdan biliyorum ön çapraz bağ ameliyatı oldu fizik tedavisini aksattı şimdi ameliyat olan bacağının çapı atıyorum 12 cm diğeri 20cm

Emrah Akcagöz
04.11.2009, 17:58
Bunları ye sağlıklı ol!

Sonbaharı sağlıklı geçirebilmek için beslenme düzenini tekrar gözden geçirmek gerekiyor!

Yaz aylarının geride kaldığı‚ soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar aylarında birçok hastalık da pusuda bekliyor. Havaların soğumaya başladığı mevsim geçişlerinde soğuk algınlıkları‚ grip ve bronşit gibi kış hastalıklarına yakalanma riski artıyor.

Sonbahar aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek‚ hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbaharda sağlıklı ve doğru beslenmenin reçetesini yazdı.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbahar aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:

Sonbaharın gelmesiyle birlikte; mevsim geçişinin ve havaların soğumasının etkisiyle hastalıklara yakalanma riski artıyor. Soğuk algınlıkları‚ grip ve bronşit gibi kış hastalıkları pusuda bekler. Bu dönemde kişilerin mutsuzluk eğilimleri artabilir ve buna bağlı olarak da basit şekerli gıdalara eğilim olur.

Bu nedenlerden dolayı mevsim geçişlerinde beslenme düzenini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek‚ hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart.

ŞİMDİ ANTİOKSİDAN ZAMANI

Mevsim değişikliklerinde daha fazla vitamin‚ mineral ve değerli bileşiklere (antioksidanlar gibi) ihtiyaç duyarız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve grubuna özellikle önem vermeli‚ vitamin ve mineralleri doğal ve doğru kaynaklardan almalıyız.Vitaminlerden özellikle A‚ C‚ E; minerallerden ise selenyum‚ çinko ve magnezyum antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık destekleme de daha da önem arz etmektedir. Antioksidanlar hücredeki oksitlenmeyi önleyen maddelerdir. Savunma mekanizmasını güçlendirirler‚ vücut direncini arttırırlar. Kişiler güçlü bağışıklık sistemleri ile hastalıklara yakalanma riskini azaltıp hastalansalar dahi kısa sürede atlatabilirler.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN PROBİYOTİK

Sonbaharda ayrı bir önem kazanan bağışıklık sistemini güçlendirmede probiyotik besinlerin büyük desteği vardır. Günlük besin düzeninize probiyotik yoğurt veya kefiri; süt veya yoğurt yerine koyabilir‚ bu besinlerin olumlu etkilerinden yaralanabilirsiniz.

SÜTSÜZ VE GÜNEŞSİZ OLMAZ!

Bağışıklığı güçlendirmek önemli; ama bunun yanında güneş ışınlarından yararlanma süremiz de azalıyor! Bu nedenle mutlaka D vitamini ve kalsiyum kaynaklarımıza özen göstermek ve bunların vücutta kullanılmasını sağlayabilmek için de 15 – 20 dakika da olsa güneş ışığından faydalanmak lazım. Kalsiyum kaynakları; süt ve süt ürünleri‚ peynir‚ sebzeler ve pekmez.

SONBAHAR HÜZNÜNE KARŞI B VİTAMİNİ

Sonbaharda artan depresyon eğilimini ve stresi kontrol altına almak için özellikle B grubu vitaminlerinden zengin beslenmekte fayda var; tam tahıllı ekmekler‚ kuru baklagiller‚ yeşil yapraklı sebzeler‚ et ve süt ürünleri gibi… Bu dönemde bol sebze ve meyve tüketmek‚ bol su içmek‚ kan şekeri kontrolünü sağlamak ve bolca balık tüketmek depresyon hallerine karşı fayda sağlayabilir.

EN GÜÇLÜ VE EN DOĞALANTİOKSİDAN KAYNAKLARI
A vitamini: Karaciğer‚ yeşil yapraklı sebzeler‚ havuç‚ kayısı‚ yumurtaC vitamini: Kuşburnu‚ maydanoz‚ yeşil sivri biber‚ karalahana‚ karnabahar‚ çilek‚ limon‚ portakal‚ greyfurt.

E vitamini: Soya yağı‚ bitkisel yağlar‚ yağlı tohumlar.

Selenyum: Deniz ürünleri‚ böbrek‚ yürek ve diğer etler.

Çinko: Et‚ karaciğer‚ bulgur‚ balık‚ süt‚ yumurta‚ badem içi‚ ceviz‚ elma‚ kuru baklagiller.

Magnezyum: Badem‚ ceviz‚ fındık‚ fıstık‚ muz‚ kuru baklagiller‚ yeşil yapraklı sebzeler; tahıllar.

Dursun Kaplan
07.01.2010, 11:47
Göz yanması için önerisi olan ? :)

MehmetGÜRSOY61
07.01.2010, 11:49
fazla bilgisayara bakma poyrazcım dinlendirecen ;)

Dursun Kaplan
07.01.2010, 11:51
Zaten büyük ihtimalle o yüzden yanıyor. Dinlendiriyorum ama kesin bir çözümü yokmu doktor BMN'liler ? :p

Muhammed
07.01.2010, 11:54
Hangi birisini yazayım sağlık problemlerinin?

1-Tekrarlayan kol çıkması
2-Tırnak batması
3-Gece terlemesi
4-Bağırsakta kurt bulunması

Artık bunlarla yaşamaya alıştım :D

28TS61
07.01.2010, 13:29
Göz yanması için önerisi olan ? :)

göz banyosu :D

M.S.SOFU
07.01.2010, 18:49
Göz yanması için önerisi olan ? :)
gözüne acı biber koy
çivi çiviyi söker
:D

Semih Aydın
10.01.2010, 09:05
Benim komple sol bacağıma çok sert bir sancı bastı. Uyuyamadım bu gece. Rahat yürüyemiyorum. Yatak'tan Bilgisayar'a (7metre uzaklık) ancak iki dakika da varabildim :( Bir de sol ayağımı hareket edince ağrıyor. ( Yattığım veya oturduğum yerde ağrımıyor.)

Ne yapsam ?

Emrah Akcagöz
10.01.2010, 13:21
Benim komple sol bacağıma çok sert bir sancı bastı. Uyuyamadım bu gece. Rahat yürüyemiyorum. Yatak'tan Bilgisayar'a (7metre uzaklık) ancak iki dakika da varabildim :( Bir de sol ayağımı hareket edince ağrıyor. ( Yattığım veya oturduğum yerde ağrımıyor.)

Ne yapsam ?
En iyisi doktora gitmek..

AKSOY_61
10.01.2010, 13:54
Bu aralar gece terlemesi oluyor anlamadım nedenini.
Bi ara tüberküloz olduğum zaman da kışın ortasında sucuk gibi terliyordum ama şimdi ne öksürük var
ne de yokuşlarda tıkanma.

Şu yorgan yerine bi de battaniye kullaniyim bakalım.

Hami_41
23.01.2010, 18:37
Arkadaşlar bu red pepper hakkında bi bilgisi olan varmı.8-10 kilo gibi bi fazlam var sol bacağımda da dış menisküs zedelenmesi olduğundan dolayı spor yaparakta eritemiyorum.Son çare bu red pepper ı deniycem galiba.
Tabi kullananlardan bilgi alabilirsem...

Cihan
23.01.2010, 19:47
kırmızı biber o ooo çok faydalı olduğu söylensede inanmam ... :D zayıflamanın tek yolu var ... düz koşu ve diyet yada bisiklet çalış... diyet yok boşverin onu herşeyden yiyin alakası yok diyetle :D

Dursun Kaplan
21.09.2010, 11:14
Gözlüklerden kurtulma vakti geldi. Yakın da lazer ile gözlerimi çizdireceğim. :)