PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yıldızlar Geçidi - Ustalara Saygı | Marco van Basten



Gökhan Öz
12.09.2008, 21:03
Bu başlıkta Dünya futboluna damga vurmuş önemli yıldızların hayat hikayelerini yayınlayalım.Tecrübeli üyelerimiz bu oyuncularla ilgili anılarını paylaşırsa memnun oluruz...

OYılmaz
13.09.2008, 18:41
http://www.elhabanero.cubaweb.cu/futbol/baggio.jpg


Roberto Baggio, bana göre İtalya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncusudur çocukluk yıllarımda Bologna , Milan , Brescia forması altında gördüm onu Dünyada 10 numaraya yakışan nadir futbolculardan Baggio dendiği zaman 94 Amerikada kaçırdığı penaltı, İtalyayı tek başına finale çıkarması geliyor akıllara eskiler benden daha iyi bilir Baggio fanatik bir Fiorentina taraftarıdır onun sayesinde bende Fiorentinaya sempati duymuştum ve hayla Fiorentinayı destekliyorum İtalyada çok gündeme gelen oyuncu Budist olmasıda ilginçliklerinden bir tanesi o bir efsane kelimeler yetmez..

Dursun Kaplan
13.09.2008, 18:46
Roberto Baggıo...

Kornerden attığı golleri hayranlıkla izlerdim...:alkış:

http://www.lifeinitaly.com/sport/img/Brescia-Roberto-Baggio-2.jpg

ilhan
16.01.2009, 21:34
Başlıktaki emeklere saygısızlık olmayacak ise bir çok futbolcu biyografisini sileceğim. Sıfırdan başlayalım ve her hafta bir futbolcuyu konuşalım. İlgi gösterilmezse bile kendi aramızda o futbolcunun ilginç yönlerini konuşuruz. Eğlenceli bir başlık haline gelebilir.

ÖmerFarukYılmaz
16.01.2009, 21:35
Başlıktaki emeklere saygısızlık olmayacak ise bir çok futbolcu biyografisini sileceğim. Sıfırdan başlayalım ve her hafta bir futbolcuyu konuşalım. İlgi gösterilmezse bile kendi aramızda o futbolcunun ilginç yönlerini konuşuruz. Eğlenceli bir başlık haline gelebilir.

Yanındayım...:)

Muhammet
16.01.2009, 21:43
Bir çok futbolcu var, hepsi bir arada olmuyor. İnsan hem okumaya üşeniyor hem de oyunculara haksızlık oluyor. Sakin sakin..

ilhan
17.01.2009, 00:32
Başlıktaki tüm futbolcu biyografileri kaldırılmıştır arkadaşlar. Paylaşımda bulunan herkesten özür diliyorum. Ama bir futbolcuyu konuşmadan diğer futbolcu biyografisi ekleniyordu. Herkesten tekrar tekrar özür diliyorum.

Başlığa ilk olarak eklenen biyografilerden Roberto Baggio ile başlıyoruz. Daha sonra değiştirip diğer yıldızları konuşmaya devam edeceğiz.

Muhammet
17.01.2009, 00:36
Kornerden attığı gol mü? Video ya da görüntü isterim. :)

Ben bu adama İtalya - Brezilya Dünya Kupası final maçında penaltıyı kaçırıp da Brezilya'nın kupayı almasına vesile olunca daha bir ısınmıştım nedense. Penaltıyı kaçırmış, öylece bakmıştı kaleye. Herkes çok önemlidir der bu ana R. Baggio için.

ilhan
17.01.2009, 00:37
http://www.ajansspor.com/resim/RobertoBaggio01.jpg
İlahi At Kuyruğu: Roberto Baggio!


"Dünün hataları bugünün deneyimleridir" ve "Penaltıyı sadece onu atmayı düşünen cesurlar kaçırır" cümleleri bir bilgeye değil, futbolun filozofu 'Il Codino Divino' (İlahi At Kuyruğu) Roberto Baggio'ya ait.



Roberto Baggio: Il Codino Divino (İlahi At Kuyruğu)

"Dünün hataları bugünün deneyimleridir" ve "Penaltıyı sadece onu atmayı düşünen cesurlar kaçırır" cümleleri bir bilgeye değil, futbolun filozofu 'Il Codino Divino' (İlahi At Kuyruğu) Roberto Baggio'ya ait.

Baggio sadece futbola ve futbolculara değil, özgüvene ihtiyacı olan herkese yol gösterdi. Jacop Aagard "Excelling in Chess" (Satrançta Mükemmelleşme) kitabının ilk bölümünde satranç tahtası başında ve maçlara hazırlanma aşamasında oyuncuların nasıl davranması gerektiğini örneklerle anlatıyor. Örneklerden biri Roberto Baggio'nun 1994 Dünya Kupası Finali'nde penaltı kaçırıp ülkesinin mağlubiyetine neden olduktan sonra 1998 Dünya Kupası'nda penaltı atarkenki ruh hali ile ilgili.
"Kaç kişi başaracağıma inanıyordu bilemem, önemli olan benim inanmış olmamdı."

18 Şubat 1967 Vicenza yakınlarında küçük bir kasaba olan Caldogno'da doğan, 1990larda oynadığı dönemin en başarılı orta saha ve forvet oyuncularından bir kabul edilen İtalyan futbolcu Roberto Baggio Inter Milan, Juventus ve AC Milan gibi ülkesinin önde gelen kulüplerinde ve İtalya Milli Futbol Takımı'nda forma giydi.

Ailesi kalabalık bir ailedir 8 kardeşe sahip olan Roberto bu kadalabalıktan kaçmak için kendini futbola verir. Okuldan geri kalan tüm zamanını futbol sahasında geçiren küçük Baggio ilk kez 9 yaşında Caldogno kasabasının takımında futbola başlar.

14 yaşında Serie C1'de yer alan Vicenza'nın alt yapısına gelir. Kendini göstermeye başlayarak 16 yaşında genç milli takıma çağırılır. 18 yaşında Vicenza'da 29 maçta 12 gol atarak takımını Serie B'ye taşır. Sezon sonunda da Fiorentina'ya transfer olur.

Roberto Baggio'yu, Roberto Baggio yapan takım Mor Menekşeler'dir. İlk iki sezonda ayağı kırıldığı için sadece 5 maçta forma giyebilmiştir. Otobiyografisinde futbol oynayamadan geçirdiği bu döneminde felsefeye olan ilgisinin son derece arttığını söyleyecektir. 1987 yılında sakatlıktan çıktıktan sonra Fiorentina ile ilk golünü Napoli'ye atan Baggio üç sezonda 89 macta 38 gol atarak bütün İtalya'da artık kendini kanıtlar. Roberto Baggio'nun Budist olmasında çok büyük etkisi olan Soka Gakkai tarikatına üye olması da bu yıllara rastlar. Futbol gibi bir uğraş içinde bulunmasına rağmen felsefeye olan ilgisi onu bu tarikata çeker. 1989-1990 Sezonu'nda attıgı 19 gol ve Fiorentina ile Uefa Kupası yarı finali oynamasıyla artık dünyaca tanınan biri olur. 1990'a kadar Floransa için oynayan Baggio Fiorentinalı yöneticilerin zoru ile istemeyerek Juventus'a satılır. 19 milyon Dolar transfer ücreti ödenmesiyle dünyanın en pahalı oyuncusu ünvanına sahip olur. Fakat Floransa'da taraftarlar kıyameti koparırlar. Kulüp binası taşlanır yollarda protesto yürüyüşleri düzenlenir taraftarlar 3 gün boyunca Floransa'da terör estirir.

Baggio'nun kariyerinin en iyi üç sezonu Juve'deki ilk üç sezonudur. İlk sezonda 47 maçta 27 atararak lige damgasını vurur. 1992'de 21 gol atar ve Uefa Kupası'nı finalde attığı gol ile Torino'ya getirir. 1993'te hem Avrupa'da hem de dünyada yılın futbolcusu seçilir. İtalyanlar ona saçlarından ötürü 'Il Divin Codino' lakabını takarlar. Türkçe'ye "Kutsal (ilahi) Atkuyruk" olarak çevrilebilir.

İlk kez 1988 yılında milli olur. 1990'da Dünya Kupası kadrosuna alındığında İtalya'nın basında Vicini vardır. Turnuvanın en güzel golü seçilen Çekoslovakya'ya attığı gol sonrası Arjantin'le eşleşen İtalya bu maçı Napoli şehrinde oynayacaktır. Çok büyük bir Napolili taraftar grubu eski oyuncuları ve onları şampiyon yapan efsane Maradona yüzünden maçta Arjantin'i destekleyecek ve tarihe damgasını vuran bu olaylar yaşanırken Baggio maça yedek başlayacaktır. Bu maçta ikinci yarı oyuna girer Baggio fakat maç penaltılara gider ve İtalya, Arjantin'e penaltılarda elenir. Baggio'yu ilk onbire almayarak çok eleştirilen Teknik Direktor Vicini gerekçe olarak Baggio'nun yorgunluğundan bahseder. O maç için Baggio ileride şöyle söyleyecektir; "Ne yorgunluğu? Daha 23 yaşındaydım ve çimleri yiyecek kadar futbola açtım".

1994 Dünya Kupası'nda Baggio yine formunun zirvesindedir. Tüm otoriteler tarafından beğenilmeyen, kötü oynayan İtalya'nın kritik gollerle ve yüksek performansı ile finale çıkmasında rolü büyüktür. Yarı final maçında sakatlanan Baggio için doktorlar final maçında Brezilya karşısında kesinlikle oynayamaz der. Fakat o sahaya çıkar. Penaltılara kalan maçta 3-2 yenik durumda iken penaltıyı üstten auta atar ve Brezilya dünya şampiyonu olur. Bu olayın yankıları uzun sürecektir. Brezilya'nın kupayı almasından çok Baggio'nun penaltıyı kaçırması tartışılır. Baggio dönemine o kadar damgasını vurmuştur ki herkes bir noktayı görmezden gelir. Baggio penaltıyı kaçırmasa ve bir sonraki penaltıyı Brezilya atsa yine Brezilya şampiyon olacaktı. Franco Baresi ve Daniele Massaro, Baggio'dan önce penaltı kaçıran iki İtalyan, Baggio kadar konuşulmaz.

Bir sezon daha Juve'de oynar ve şampiyonluk yaşar. Fakat sakatlığı bir türlü geçmediği için performans ve kondisyon olarak yeterli seviyede olmadığından sürekli yedektir. Ve tam bu aralar yeni bir yetenek yetişmeye başlamıştır; Alessandro Del Piero.

Bir takımda iki maestronun olmayacağını bilen ve artık yaşı 30'a gelmiş Baggio genç Del Piero arkasında yedek kalmak istemediği için takımdan ayrılmak istediğini belli eder ve 1995 yılında Milan'a transfer olur. 1997'ye kadar Milan'da kariyerine devam eder, yine de beklenen yüksek standartları yakalayamaz.

Yine cesur bir kararla daha küçük bir kulüp olan Bologna'ya transfer olur. İlk sezonunda 26 lig maçında 22 gol atararak küllerinden yeniden doğar. Baggio efsanesi kaldığı yerden devam etmektedir.

Cesare Maldini, Baggio'yu, Fransa'daki 1998 Dünya Kupası için kadroda düşünmediğini açıklar. Hem halk hem ulusal basın bir bütün olarak kıyameti koparırlar. Baggio'yu benimsemiş ve bağrına basmış olan İtalyanlar Baggiosuz bir dünya kupası düşünülemeyeceği konusunda hemfikirdir. Baskılara dayanamayan Maldini Baggio'yu Fransa'ya götürür. Ve işte orada dünya bir kez daha Baggio'nun resitalini izleyecektir.

Açılış maçında Şili'yle oynayan İtalya 2-1 yenik durumda iken penaltı kazanır. Maç boyunca iyi oynayan ve ilk golün asistini yapan Baggio topun başına geçer. Bütün dünyanın aklına 4 yıl önceki dünya kupası final maçı gelir. Baggio penaltı vuruşunu gole çevirerek bir nevi hem kendini hem de tüm futbolseverlerin içini rahatlatır. 3 dünya kupasında da gol atan ilk İtalyan olur.

İleride çevirdiği bir reklam filminde Baggio'nun sözleri efsane olur; "94'te bir hata yaptım ve ülkem kaybetti. O penaltıyı 4 yıl boyunca her gün kaçırdım. 4 yıl sonra başka bir penaltıyı kullanmayı seçtim. İzleyen kaç insan o penaltıyı atacağıma inanıyordu hiçbir zaman bilemeyeceğim fakat önemli olan şu ki ben inanıyordum. Geçmişin hataları geleceğin tecrübeleridir. Yola devam."

Dünya Kupası dönüşü Inter'e transfer olan Baggio için Inter Başkanı Massimo Moratti "5 yıl gecikmiş bir transferi bugün gerçekleştirdik" açıklamasında bulunur. Moratti Baggio'yu o kadar çok sever ki teknik direktörler ile sorun yaşadığı için hem Marcelo Lippi'nin hem de Gigi Simoni'nin görevine son verilir. 2 sene boyunca yedek bekler. Lippi Inter'in başına geldiğinde Galatasaray Baggio'ya teklifte bulunur. Teklife sıcak bakan Baggio yakın çevresinin İtalya'dan ayrılmasını istememesi yüzünden Inter'de kalır, aradığını bulamayınca da Brescia'nın yolunu tutar.

Brescia tarihinde hiç görülmemiş bir kalabalık "Tanrı Brescia‘da!" yazılı pankartlarla Baggio'yu bağırlarına basarlar. 4 sene Brescia'da oynayacak olan Baggio 95 macta 43 gol atacaktır. 2002'ye gelindiğinde Baggio bir kez daha dünya kupası için konuşulmaya başlanmıştır ki ağır bir sakatlık geçirir. Ve Brescia gibi ligin üst takımlarında oynamadığı ve sakatlığından yeni çkmıs olmasından ötürü dönemin milli takım patronu Trapattoni, Japonya'ya Baggio'yu götürmez. İtalya çeyrek finale gelemeden elenecek ve Trapattoni Baggio'yu almadığı için çok eleştirilecektir.

Baggio kariyerinin son yıllarında Brescia'da oynamaya devam eder ve 2004 yılında futbolu bırakma kararı alır. Son maçında Brescia, Milan'a 4-2 yenilir. O maçta sahadan çıkarken bütün stad onu ayakta alkışlar. Hem Milanlı hem Brescialı futbolcular adeta gözyaşları içindedir.

Baggio gerçek bir Fiorentina taraftarıdır. Gönlünün her zaman Viola'da olduğunu söyler. Juventus'tayken Fiorentina ile karşılaşmalarında takımı penaltı kazanınca eski takımına penaltıyı atmayı istemez. Bir başka Juventuslu futbolcu penaltı atışını kullanır ve kaçırır. Bunun üzerine teknik direktörü çok sinirlenir ve bir kaç dakika sonra Baggio'yu oyundan alır. Fiorentinalı taraftarlar tarafından büyük bir tezahürat ile soyunma odasına giderken ona atılan bir Fiorentina atkısını boynuna takar. Baggio, Fiorentina ile o kadar özdeşleşmiştir ki daha sonraki oynayacağı; Milan, Inter, Bologna gibi takımlar ile Floransa'daki maçlara boynuna Fiorentina kaşkolu ile çıkacaktır.

Frikikleri top tekniği ve yaratıcı zekası ile futbola damgasını vurmuştur. Efendi kişiliğine rağmen dik kafalılığı ile haksızlığa gelememiş, inandıkları uğruna savaş vermiş bir insandır. Çalışkanlığı ve azmi ile örnek alınması gerekir.

Michel Platini Baggio için "Ona ne 10 numara, ne de 9 numara diyebilirsiniz, o 9.5 numaralı oyuncu" demiştir.

---

Ajansspor'un hazırlamış olduğu Baggio biyografisi bu şekildeydi. Baştan sona kadar okumaya değer.

Ba®ış
17.01.2009, 00:37
ah be hacı,kaçarmıydı o penaltı? :)

Muhammet
17.01.2009, 00:43
Adamdaki Fiorentina sevgisine bak. Çok güzel sözler de söylemiş futbolla ilgili. :alkış:

Ve ben olsam 94'deki penaltıdan sonra bir daha penaltı atamazdım. İşte o yüzden adam Baggio, ben burdayım. :) Büyük cesaret valla.

Hüseyin İlkin
17.01.2009, 01:07
http://www.youtube.com/watch?v=eawlZjqho4w

( Meşhur penaltı , video eklemeyi bilmiyorum o yüzden link olarak verdim . )

Bu penaltıyla kupadan oldular ama o bir daha ki turnuvada şu sözleri söyleyerek "yıldız" olduğunu kanıtladı adeta .


"Kaç kişi başaracağıma inanıyordu bilemem, önemli olan benim inanmış olmamdı."
Fakat Floransa'da taraftarlar kıyameti koparırlar. Kulüp binası taşlanır yollarda protesto yürüyüşleri düzenlenir taraftarlar 3 gün boyunca Floransa'da terör estirir.
Michel Platini Baggio için "Ona ne 10 numara, ne de 9 numara diyebilirsiniz, o 9.5 numaralı oyuncu" demiştir.Önemli noktaları kendimce alıntıladım .

http://www.youtube.com/watch?v=SRL9Kx5yw8E

( Kornerden attığı gol )

http://www.youtube.com/watch?v=HcTS9H0usf0

( Fiorentina ve Baggio ile alakalı güzel bir video )

Efsaneydi efsane , İtalyan futbolunda sevdiğim oyuncular arasında hala yerini korur ve korumayada devam edecektir :cool:

Muhammet
17.01.2009, 01:09
Hüseyin, ;)

İlk video,

eawlZjqho4w

İkincisi,

SRL9Kx5yw8E

Son video,

HcTS9H0usf0

:)

Hüseyin İlkin
17.01.2009, 01:14
Eyvallah Muhammet videoları eklediğin için :)

ilhan
17.01.2009, 01:14
Kardeşi Di Baggio vardı. O nerede oynuyordu?

Fatih
17.01.2009, 01:16
Kardeşi Di Baggio vardı. O nerede oynuyordu?

Onlar kardeş miydi?

Bir ara Fiorentina takımında oynuyodu.

Ba®ış
17.01.2009, 01:17
değillerdi galiba,ama olabilirlerde.karantisi yok :)

Hüseyin İlkin
17.01.2009, 01:17
Kardeşi Di Baggio vardı. O nerede oynuyordu?

Roberto Baggio 'nun kardeşi değildi o sanırsam İlhan , gerçi Baggio 'nun kardeşide topçuluk yapmıştı ama büyük takımlarda pek rastlamadım kendisine .

Fatih
17.01.2009, 01:21
Dino Baggio kardeşi Di Biaggio başka :)

ilhan
17.01.2009, 01:24
Dino Baggio'nun lakabı Di Baggio diye biliyordum. Kardeş olamazlardı zaten, benimki de laf olsun. ççç

Gökhan KAN
17.01.2009, 01:37
nedense baggio dendigi zaman hemen akla penaltı geliyor...

Badaloğlu
17.01.2009, 16:55
Futbolcuları meta olarak görmek çok yanlış olduğunu Baggio gibi isimler sayesinde hatırladığımızda çok mutlu oluyoruz.Zira bu adamlarda insan ve gönül verdikleri takımlar muhakkak oluyor.Tamam Baggio Juvedeyken, Fiorentinaya penaltı atmamış olabilir hatta bu konuda kendisinide eleştirebiliriz ama bir insan futbolu bıraktıktan sonra bile bu tip özellkleri ile anılacaksa varsın o penaltıyı atmasın.En azından bizdeki ezikler gibi size şu futbolcuyu veririz ama bize karşı oynatmayın maddesini anlaşmalara koymuyorlar.

Türkiye'de buna benzer bir durum var mı? tam hatırlayamadım ama İlhan Mansız'ın İstanbul'da, Ankaragücü forması ile eski takımı Beşiktaş'a attığı gol gelir aklıma... Hatırlarsanız golden sonra sevinmemişti...Bir nevi riyakarlık var bu davranışta.Madem sevinmeyeceksin o zaman Baggio gibi atma kardeşim golü :)

Baggio'nun maçlarını izleyen şanslı kişilerdenim.Gerçekten onu izlerken futbolun güzelliklerini sahada görmek mümkündü.Top tekniği süperdi,frikikleride çok güzel kullanırdı.Onu izlerken keyif almamak elde değildi.

EMRAH ERTEMOĞLU
17.01.2009, 16:58
Baggio dendimi aklıma dünya kupası kaçan penaltı hollanda italya falan geliyor :D

Uğurtan
20.01.2009, 20:41
Baggio gerçekten meşin yuvarlağın öyküsünde ciddi yerler etmiş bir figür.. Belki herkes o malum penaltıyla hatırlar ama bir dönemin komplike futbolculuğuyla, futbol dışı duruşuyla fenomeniydi.. Bunlar arasında birisi de bendim..
Bu denli dünyanın sevdiği, sahiplendiği İtalyan futbolcu nadirdir.. O yüzden çok ama çok önemli bir kişilikti benim için..

Ayrıca İlhan teşekkür ederim okumaya gerçekten değer bir biyografi o eklediğin.. ;)

Gökhan KAN
21.01.2009, 13:12
Dino Baggio'nun lakabı Di Baggio diye biliyordum. Kardeş olamazlardı zaten, benimki de laf olsun. ççç
Luigi Dibiaggio dur o dediğin......

Gökhan KAN
21.01.2009, 13:15
Hey gidi Baggio bana futbolu bu kadar sevdirenlerden biri de odur.....İyi futbolcuydu.
zaten iyi olmasa bütün büyük takımlarda oynayamazdı....

ilhan
29.01.2009, 23:12
Yeni konuğumuz Dennis Bergkamp arkadaşlar. :)

Ba®ış
29.01.2009, 23:13
küçükken "deniz berkant" diye dalga geçerdik :) ama büyük futbolcuydu.Van Nistelrooy daha tıfılken 300 km gidermiş Bergkampı izlemek için

Selman
29.01.2009, 23:20
Uçak fobisi olan Holllandalı:)Çok iyi topçuydu, son dönemleri hariç.Ajax'ın dünya piyasasına sürdüğü en önemli yıldızlardan birisiydi.

Fatih
29.01.2009, 23:27
Gol attığında bile gülmüyordu.Buz adam lakabı takılmıştı bu yüzden.

Newcastle'e attığı gol hala akıllarda ve unutulmayacak güzelliktedir.

Hüseyin İlkin
29.01.2009, 23:28
İceman Bergkamp , Kimi Raikkonen ile birlikte bu nicki en çok yakıştırdığım sporcuydu . En sevmediğim yönü , Arsenal ile özdeşleşmiş olmasıydı . Ancak oynadığı futbol sadece :alkış: . Çoğu futbolcunun onu örnek alması lazım ...

ilhan
29.01.2009, 23:51
Newcastle'e attığı gol hala akıllarda ve unutulmayacak güzelliktedir.


waWxBUPc8hE

Erbay
30.01.2009, 16:39
Dünya kupasında Arjantin'e attığı gol de enfesti. O uzun pası harika kontrol ederek Ayala'yı geçmiş, ayağının dışıyla topu adeta tokatlamıştı.



küçükken "deniz berkant" diye dalga geçerdik :) ama büyük futbolcuydu.Van Nistelrooy daha tıfılken 300 km gidermiş Bergkampı izlemek için

Evet, Nistelrooy hep izlermiş Bergkamp'ı. Yanılmıyorsam Thierry Henry de oynamaktan en keyif aldığım futbolcu demişti.

Mayls
31.01.2009, 10:51
Bildiğim kadarıyla 95 sezonunda Arsenal'e transfer olduğunda sözleşmesine forma numarasının ve mevkisinin değiştirilemez olduğunu ekletmiş ve öyle imzalamıştır :)

Bu da smart61 (http://forum.bordomavi.net/member.php?u=1364)'in kastettiği harika gol:

kBDOsClJLbM&search=bergkamp

Görüntü kalitesi biraz bozuk ama idare edin :p

Murat GENEL
31.01.2009, 13:12
Başlıgı gördüm hiç konuyu okumadan youtube'dan yukardaki golün linkini buldum..buraya koyacaktımki koyulmuş zaten.:) Bergkamp denince o gol gelir aklıma ..'Iceman'lik :p ona çok yakışıyordu ..

Gökhan KAN
31.01.2009, 13:21
Bergkamp ın ceza sahası sol çizgisi üzerinden kalenin sağ direk dibine vurduğu plaseleri çok severdim....Belliki Henry bu özelliği Bergkamp tan almış...

ÖmerFarukYılmaz
31.01.2009, 19:30
Bence bitiriciliğin tanımını yapan adamdır..:)O başkadır..

ApoCaN28
31.01.2009, 19:53
Bitiricilik = Bergkamp
Fazla izleyemesemde ....

Mayls
31.01.2009, 23:19
Kısa bir özgeçmiş hazırladım. Umarım hatasızdır :)

Dennis Nicolaas Maria Bergkamp 10.05.1969 tarihinde Amsterdam'da doğdu. Koyu bir ManU taraftarının oğlu olan Dennis, adını da Man United'in efsanevi futbolcusu Denis Law'dan aldı. Çoğu Hollandalı yıldız futbolcu gibi Bergkamp da Ajax Amsterdam'ın meşhur altyapısında başladı futbola.

1986 yılında dönemin menejeri Johan Cruyff tarafından A Takıma çıkarıldı. Bir Eredivisie Şampiyonluğu, iki Hollanda Kupası Şampiyonluğu, bir UEFA Kupası Şampiyonluğu ve bir Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu yaşadığı Ajax'tan 1993 yılında ayrıldı. Ajax kariyerinde 185 lig maçına çıktı ve 103 gol atma başarısını gösterdi.

1993 yılında 12 milyon Sterline İtalyan devi İnter'e transfer oldu. Bonservis bedeli o zamana kadar ödenen en yüksek rakamdı. İnter'le de bir UEFA Kupası kazandı fakat İtalyan futboluna uyum sağlayabildiği söylenemez. 2 sezonda çıktığı 52 maçta 11 gol atabilmişti.

1995 senesinde 7,5 milyon Sterlin karşılığında Arsenal'e transfer oldu. Kendini bulduğu İngiltere'de yılın futbolcusu seçildi (1998). Arsenal'le 3 Premier Lig Şampiyonluğu, 4 FA Cup ve 4 Community Shield Şampiyonluğu yaşayan Bergkamp 2000 yılında Galatasaray'a yenilerek 3. UEFA Kupası Şampiyonluğunu kaçırdı. 2006 yılında ise Şampiyonlar Ligi Finalinde Barcelona'ya 2:1 yenildi.

22 Temmuz 2006'da Frank Rijkaard, Johan Cruyff, Emmanuel Petit, David Seaman, Marc Overmars ve Thierry Henry gibi yıldızları karşı karşıya getiren Arsenal – Ajax maçı Buz Adamın jübilesi oldu. Gunners formasıyla çıktığı 315 lig maçında 87 gol attı.

Hollanda milli formasıyla 79 maça çıkan Bergkamp 37 gol kaydetti. 2000 Avrupa Şampiyonası sonrası ise Milli Takımı bıraktı. Hollanda'yla 2 Dünya Şampiyonası ve 3 Avrupa Şampiyonasına katıldı. 5 turnuvada da en az Çeyrek Finale çıkmayı başarmasına rağmen Final oynayamadı.

Muhammet
31.01.2009, 23:39
Adamımdı Bergkamp. Forvet dendi mi onu sayardım.

magicyattara
31.01.2009, 23:51
Dino Baggio'nun lakabı Di Baggio diye biliyordum. Kardeş olamazlardı zaten, benimki de laf olsun. ççç

Kardeş değiller.

Baggio benim lakabımdı.Üniversite yıllarında arkadaşlarım takmıştı.Yüz olarak benziyorduk.

Futbol olarak ben daha iyiydim:D

Uğurtan
02.02.2009, 21:17
Bergkamp çok sağlam adamdı yahu.. :) Severdim stilini.. Hollanda'yı bana şirin gösteren adamdı.. ;)

Can basten
02.02.2009, 21:41
Uçağa binmekten korkardı, o nedenle birçok deplasman kaçırmıştır. Uzakdoğu'daki Dünya Kupası'na da gemiyle gelmişti, yaklaşık 1 haftalık bir yolculuktan sonra. :D

champions
02.02.2009, 22:01
Olağanüstü bir futbol zekasına sahipti. Bu da ilerlemiş yaşına rağmen Arsenalde kalmasını sağladı.Kalitesini tartışamayız zaten. Van Persie haricinde onun yanına yaklaşabileni yok bence.

Kalite anlamında İngiltere versiyonu için bkz. Alan Shearer.

Gökhan KAN
03.02.2009, 02:04
Tam bir liderdi...........

Mustafa Yüksek
03.02.2009, 02:08
Uçağa binmekten korkardı, o nedenle birçok deplasman kaçırmıştır. Uzakdoğu'daki Dünya Kupası'na da gemiyle gelmişti, yaklaşık 1 haftalık bir yolculuktan sonra. :D

çok ilginç hakkaten:Dgemiyle gitmişse hakkaten korkuyormuş uçaktan..ingiltere'ye de gemiyle mi gitmiş acep...arsenaldeki yıllarını hatırlarım 35 lik delikanlı derdi spiker...

ilhan
09.02.2009, 23:27
http://www.virginmedia.com/images/van-basten.jpg

Marco van Basten

31 Ekim 1964'te Utrecht'te doğdu. Hollanda'nın yetiştirdiği en önemli futbolculardandır.

Futbola başladığı kulüp Utrecht idi, profesyonel kariyerine ise 1981 yılında Ajax'ta başladı. 1987'ye kadar bu takımda oynayan van Basten 133 maçta 128 gol atma başarısı gösterdi, 1985-86 sezonunda Avrupa Gol Kralı olarak altın ayakkabı kazandı, 1986-87 sezonunda ise attığı gollerle Ajax'a Kupa Galipleri Kupası'nı kazandırdı.

Daha sonra İtalya'nın Milan takımına geçti. Vatandaşları Frank Rijkaard ve Ruud Gullit ile Milan'ı yenilmez armada haline getirdiler, van Basten ard arda Serie A Gol Krallığını kazandı. 1988 yılında Hollanda'nın Avrupa Şampiyonluğunu kazanmasında büyük pay sahibi oldu.

Van Basten yeteneği ve müthiş tekniği karşısında çaresiz kalan İtalyan defans oyuncularının sert savunmaları sonucu sakatlandı ve bütün çabalarına karşın çok sevdiği futbola geri dönemedi. En son maçı 26 Mayıs 1993'teki Şampiyonlar Ligi finali oldu.

Marco van Basten dünyanın gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biri olarak kabul edilir.

Kariyeri:

1982-87 - Ajax - 133 Maç / 128 Gol
1987-93 - AC Milan - 147 Maç / 90 Gol

Hollanda Milli Takımı - 57 Maç / 24 Gol

Miraç Atalay Çiftçi
09.02.2009, 23:28
Uçağa binmekten korkardı, o nedenle birçok deplasman kaçırmıştır. Uzakdoğu'daki Dünya Kupası'na da gemiyle gelmişti, yaklaşık 1 haftalık bir yolculuktan sonra. :D

Evet o ara gazeteler sanki çok yeni bir habermiş gibi bunu sayfalarına taşımışlardı...

Manu61
09.02.2009, 23:29
Çok erken futbolu bırakmak zorunda kaldığı için çok şansızız..

Gökhan KAN
12.03.2009, 17:07
Bu başlığa Zidane ı koyma zamanı geldi ilhan.....

Gökhan KAN
09.05.2009, 17:01
Şu başlığı biraz canlandıralım yahu...

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük 3 futbolcusundan biri..

Zinedine Yazid Zidane ( 23 Haziran 1972, Marsilya-Fransa ) (Arapça adı Yezid Zeyneddin Zeydan olan, Cezayir asıllı Fransız futbolcu. Kendisi Müslüman bir Berberi'dir.)

Futbol hayatına Cannes kulübünde başlayan Zidane ordan Bordeaux'ya transfer oldu. Bordeaux'da başarılı futboluyla dikkat çeken Zizou 1996 yılında 40 Milyon £ karşılığında Juventus'a transfer oldu.
Juventus'taki başarılı futbolunu milli takıma da yansıtan Zidane Fransa'nın Dünya Kupası'nı kazanmasında büyük pay sahibiydi. Finalde attığı 2 kafa golü kupaya Fransa'ya getirdi. O yıl Fifa tarafından Dünya'nın En İyi Futbolcusu Ödülüne layık görülen Zidane 2000 yılında ülkesinin Avrupa Şampiyonluğu'na uzanmasında gene büyük rol oynadı. Bu başarılarından dolayı 2. kez Dünya'nın En İyi Futbolcusu seçildi. 2001 yılında Juventus'tan 64 milyon $ karşılığında Real Madrid'e transfer oldu. İlk gittiği sezonda takımı Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi kupasını kazandı. Finalde Bayer Leverkusen'e attığı güzel gol UEFA'nın sitesinde jenerik oldu. 2002/2003 senesinde Real Madrid'le İspanya Ligi Şampiyonluğu yaşayan Zizou, aynı yıl FIFA tarafından 3.kez Dünya'da Yılın Futbolcusu unvanını kazandı.Materazzi'ye attığı kafa sonucu kırmızı kart görerek futbol hayatına kötü bir şekilde son vermiştir.


Kazandığı Başarılar



Fifa Dünya Kupası

Şampiyonluk: 1998
Katıldıkları: 1998, 2002, 2006



Avrupa Futbol Şampiyonası

Şampiyonluk: 2000
Katıldıkları: 1996, 2000, 2004

Juventus ile:

UEFA Süper Kupa: 1996
Kıtalar Arası Kupa: 1996
Serie A Şampiyonluğu: 1996

Real Madrid ile:

Uefa Şampiyonlar Ligi: 2001/2002
Kıtalar Arası Kupa: 2002
La Liga Şampiyonluğu: 2002/2003
Uefa Süper Kupa: 2002


İspanya Süper Kupası
(http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C4%B0spanya_S%C3%BCper_Kupas%C4%B 1&action=edit&redlink=1)

Kişisel Başarılar:

FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu Ödülü: 1998, 2000, 2003
Avrupada Yılın Futbolcusu: 1998



http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/60/Maillot_Zidane.jpg/150px-Maillot_Zidane.jpg (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Maillot_Zidane.jpg)http://futbolmania12.files.wordpress.com/2008/07/zinedine-zidane.jpghttp://4.bp.blogspot.com/_Wdi6vLT3Esg/RxxDyFKFJ7I/AAAAAAAACTY/xCt94epYxNs/s400/sportfrsportifszidanepalmares942glory21.jpghttp://www.framinglegends.co.uk/bmz_cache/6/6a800ade69ac6225978ad4341638f20f.image.340x523.jpg http://www.sobrefutbol.com.ar/wp-content/ZIZI.jpghttp://juventus.theoffside.com/files/2008/09/186368025_9ea1216855.jpghttp://img4.hostingpics.net/pics/476618zidane_a_bordeaux_diaporama.jpg

iaQhF-523As

QP2N3qopARI

Gökhan KAN
09.05.2009, 17:10
Başlığın ismide Zinedine Zidane olarak değiştirilebilir..