Cafedegoygoy
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 27 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 25 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Ters Açidan Bakilirsa...

  1. #1

    Üyelik tarihi
    08.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1,156

    Standart




    fficeffice" />

    Sevgili Arkadaslar,


    Biliyorsunuz, bir baslik açma sinirlamasi var. Bu konuyla ilgili bir anket de düzenlenmisti ama sonuçlandi mi, sonuçlandiysa da uygulamaya geçildi mi bilgim yok. Aslinda, ben de henüz 100 mesaj limitini doldurmus degildim ama yönetici arkadaslar sagolsunlar, lûtfedip bir ayricalik tanidilar. Bununla beraber su anketin bir an evvel sonuçlanmasini da dört gözle bekliyorum. Bu ayricalik, her ne kadar iyi niyetlerle ve benim buna hakkim oldugu düsünülerek yapilmissa da ben yine mahçup olmuyor degilim.


    Asagidaki yazi, aslinda bana degil, BMN Ankara?dan sevgili Sinan?a (Barchu) ait. Kendisi henüz 100 mesaj limitini doldurmus olmadigi için, benden rica etti ve ben de bu arzusunu yerine getirmeye çalistim. Ayrica baslik da o yazinin basligidir. Buyrun bu ilginç ve keyifli yaziyi birlikte okuyalim:



    ?Ben biraz huylu, konulara abuk subuk noktalardan yaklasmayi aliskanlik haline getirmis bir adamim. Bir arkadasima kendimi savunurken, proje yaparken, kullanicinin düsünmedigi kenardaki kösedeki detaylari da hesaba katip, en uç noktalari kurcalamamiz gerekiyor, bu da karakterime yansiyor diyip bi kaç örnekle açiklamistim. Arkadasim biraz sikilmis olacak ki bana, "Benim babam da öyle ama biz ona kisaca fesat diyoruz." demisti. Neyse ister mesleki deformasyon diye adlandirin ister fesat diyip geçin sonuç ayni bende bir terslik var.

    Aslinda bu girizgahi ilerde kaçacak kapim olsun diye yapmadim ya da belki onun için yapmisimdir. Dursun orada simdilik, ilerde ne için kullanirsak ona göre adlandiririz girizgahimizi...


    Gelelim kaçis kapisini aralik birakmamiza sebep olan düsüncemize. Trabzonspor, sehrimizi en üst düzeyde temsil eden, yurt içi ve yurt disinda taninmasini saglayan, sehirimizin en köklü, en büyük markasi. Belki sehrimize havaalanini bes yildizli oteli de takimimiz kazandirmistir. Sehrimize olumlu katkilarini saymaya devam edebiliriz, pek çok yerde sayisiz defalar bu listeler üretilmistir zaten. Trabzonspor'un Trabzon'a ve hatta tüüüm Karadeniz'e faydalarini ele almis sayisiz liste bulmak mümkün. Yazimin amaci acaba bu listenin tam tersi bir liste üretilebilir mi konusunu irdelemek. Bu listeyi üretebilirsek, belki takimimiza farkli görevler de yükleyebiliriz sonrasinda.


    Sehrimiz kisi basi milli gelir de 6$ lik bir farkla, kalkinmada öncelikli bölge olmaktan "kurtulmustur". Yani adam basi cebimizden 10ar milyon eksilseydi, simdi fakir bir sehir hatta devlet yardimi alacak kadar fakir bir sehir olacaktik. Allahtan fazladan 10ar milyonumuz var da kutulduk fakirlikten. Bunu dert etmiyoruz elbette bizim yegane derdimiz bu yil bi sampiyon olmak, gerisi önemli degil. Sehrimiz o kadar bilinçli ki belediye baskanimizi bile Basbakanin Trabzonspor'a olan ilgisi tayin edebiliyor. Zengin hemsehrilerimizin Trabzon'daki issizlige degil Trabzonspor'un transferlerine deva olmasi bekleniyor. Fabrika mi açalim yoksa Denizlispor'dan Özgür'ü mü alalim sorusunun cevabi ise belli. Dünyada baska örnegi var midir bilmem ama Trabzon'un en büyük ekonomik degeri futbol takimi. Bir sanssizlik olmasaydi da Sampiyonlar Ligine girseydik, sehrimize son yillarda gerçeklesmis en büyük nakit girisi olacakti. Biz de tabi bunu çok iyi degerlendirip yabanci futbolcularimizi yenileyecektik. Bu noktada ekonomik boyutu hafifçe kenara alip, sehrin tanitimi hikayesine gelelim.


    Ankara'da üniversitede okurken KTÜ'de 2 yil okuyup Trabzon'a katlanamayip dönen bir arkadasim vardi. Bizim ulasmak için gün saydigimiz memleketimizden kaçan arkadasimi anlamakta güçlük çekmistim. Ama üniversiteye çikan yokusu her tirmanisinda uzun saçlari sebebiyle basina gelenleri anlatinca durup düsündüm. Haluk Levent de "Alisamadim ben bu sehre" sarkisini bizim sehrimizde üniversite okurken yazmamis miydi? Baska bir arkadas ise övüne övüne tuttugu takimin maçin izleyebilecegi bir kahve buldugunu anlatiyordu. Adam Trabzon'da üniversitede okurken gönül verdigi Fenerbahçe'sinin maçlarini kahvede izleyebiliyormus. Arada bir problem çikiyormus ama olsunmus... Benim üniversiteyi okudugum sehre takimim her geldiginde maçina gidebildim, havaalaninda karsilayabildim, bunlarda da konu edilecek bir sey görmemistim ama adam hakikaten övünüyordu kahvede maç izleyebildigi için. Neyse arkadasimdaki kisilik bozuklugunu da bir tarafa birakalim. Ne demeye övünüyorsa artik.


    Babamin görevi geregi bir dönem Içel'de yasadik. Içel üniversitesi, biz oradayken, bir binanin 3-5 kati seklinde kurulmustu. Egitim ögretime 93-94 sezonunda geçtigi söyleniyor. Simdi kampüsleri nasil bilmiyorum ama herhalde bizim KTÜ'nünki gibi degildir. Gelin görün ki, bu sene inceleme firsati buldugum ÖSS tercih kilavuzunda 10 yillik Mersin Üniversitesi'nin puanlari KTÜ'den yüksek. Hatta bazi bölümlerde SütçüImam, Kirikkale gibi üniversitelerin de gerisinde kalmisiz. Bizim bu üniversitede hakikaten bir problem var galiba.


    Üniversite ögrencileri bulunduklari sehrin ekonomisine çok ciddi katkida bulunurlar. Ögrenci ekonomisiyle geçimini saglayan sehirlerimiz var. Fakat bizim üniversitemizin ögrencileri genelde Dogu Karadeniz bölgesi mensuplari. Bizim çocuklarimiz yani. Niye diger illerden kimse gelmiyor, gelemiyor? Bunu dert eden kimse var mi? Yoksa üniversiteyle ilgili sorunumuz sadece "Üniversiteli ezik takim taraftarlari" nin sehrimizde yarattigi manevi çöküntü mü? Bizim sehrimizin en büyük ayibi hala Uzun Sokak'ta ezik formasi satan magazalarin varligi mi? Bu sopalanasi ezikler, ne hakla bizim sehrimizde üniversite okurlar. Hadi hasbelkader gelmisler ne hakla o takimi tutmaya cesaret ederler. Neyse üniversite konusu uzadi. Zaten bu üniversite konusunu uzatmak benim huyum vaktinde de bir dönem uzamisti bu meret.


    Sehrimizin sorunu çok ama dert eden yok. Varsa yoksa "bordoyla mavi kefenim olsun, Trabzonum bu sene sampiyon olsun.". Trabzon küme düsüyor, Trabzonspor sampiyon olsa ne yazar. 500 yildir sürekli küçülen bir sehre sahibiz. Takim dördüncü büyük olmus, dört büyükten biri olmus, tek büyük olmus neye fayda. Açim ben aç.


    Bu sorunlarin çözümü için iki yöntem var. Birincisi siyasi destek. Fakat, en kolay siyaset Trabzon'da. Gelip klübü ziyaret edip formayla fotograf çektirirsen yatirim yapmana da gerek yok. Ya da tam tersi, Trabzonspor'a "yamuk" yaparsan, yaptigin yatirimin anlami yok. Ikincisi sehrin zenginlerinin sehre yatirim yapmasi. Bizim zenginlerden beklentimizi ise yönetime girip transfer yapmasi.


    Cebimdeki sigara parama, belediyemin Rus Pazari gelirine, limanimin gelirine talip olan bir takim istiyor muyuz hakikaten. Trabzonsporumuz hep ilklerin takimi olmustur. Benim gönlümde bir ilk daha var. Sehrine yatirim yapan futbol takimi. Yillik transferden biraz kisip her sene sehrimize bir tesis kazandiran bir Trabzonspor istiyorum. Sehrin abisi olmus takimimizin artik hakikaten abilik yapmasini istiyorum. Bir gün sampiyonlar ligine girersek gelecek parayla, en azindan bir kismiyla, sehre yatirim yapilsin istiyorum. Elbette bu isin orta yolu vardir. Bana kalsa her türlü fabrika güzel olur ama yatay marka genislemesi tercih edilmiyorsa, dikey genisleme de yapilabilir. Yani, tüm Trabzonspor ürünleri "made in Trabzon" olsa, her tarafta spor sahalari, alt yapi tesisleri olsa sonra da takimim ligde ikinci olsa. Çok mu kötü olur.?

    Saygilar


    Sinan



    Edited by: momentus

  2. #2
    Guests
    Ziyaretçi

    Standart



    Iptal.Edited by: EsenLerli_ÖzGüR

  3. #3

    Üyelik tarihi
    24.08.2004
    Mesajlar
    86

    Standart

    Bülent Abimiz'e buradan da tesekkür edeyim dedim. Yazinin basini okumayip ortadan girecekleri uyariyorum: Küfürler bana edilecek. Ben aliskinim hem bir eksik bir fazla zarar vermez.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    07.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    643

    Standart






    Yazilanlar senin belirttigin gibi ters açidan bakildiginda dogru olsada, Trabzonspor'u sadece Trabzon'lularin tutmadigini hatirlatmak isterim.


    Trabzonspor'un direk yatirim yapmasi sözkonusu olamaz, hem dernekler kanununa aykiri hem de uefa kurallarina. Ancak zaten yine seninde belirttigin gibi, Trabzon'a dolayli olarak o kadar katki sagliyor ki...


    Trabzonspor'a katki yapan isadamlari demissin. Bu kisiler yönetimden ayrilinca zaten paralarini son kurusuna kadar ,üstelik faizi ile birlikte geri aldilar. Bir fabrika kurarlarsa zaten paralarini geri alamayacaklari için , bu basli basina degisik bir tartisma konusu...


    Istanbul hariç tüm sehir ekonomilerinin ( birkaç istisna hariç) küçülmesi zaten Türkiye'nin en önemli sorunlarindan. Bu konuda sehir takimlarindan bir katki beklemek haksizlik olacaktir. ( zaten çogu transfer ödemelerini zorlukla yapmakta) . Destek , sehirini seven isadamlari ve girisimci isadami adaylarindan beklenmelidir. Yillardir tarim toplumu anlayisiyla devam eden sehirlerde ekonominin gerilemesi sasilacak bir durum degildir.


    Girisimci insanlar Denizli, Antep, Kayseri , Adana'da oldugu gibi bütün sehirlerde mevcuttur. Yeter ki bu potansiyel ortaya çikarilabilsin.

  5. #5
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    30.07.2004
    Mesajlar
    244

    Standart



    Trabzon'un ekonomik açidan büyüyememesi,sanayisinin sifira yakin olmasi,hayat kosullarindan dolayi sürekli disa göç vermesi,issizligin hat safhada olmasi tüm Trabzon'lular gibi beni de derinden yaraliyor.


    Ne var ki bu yillara dayanan bir politikanin sonucudur,Karadenizli çaliskandir,zekidir,ekmegini tastan çikarir,milliyetçidir diye diye(hepside kesinlikle dogrudur)yillardir Karadeniz'li, Trabzon'lu kaderi ile bas basa birakilmistir.Tüm bu sikintilarin içinde,bu sehri ayakta tutan,disariya tanitan ve sirtinda tasiyan Trabzonspor olmustur.Dolayisiyla cebinde parasi olmayan,isi olmayan ,çaresiz insanlarinda herseyi olmustur bu takim.


    Bende liseden sonra tahsil için Istanbul'a gittim,belki kahvede maç izleyebiliyordum,ama onlarca 3 lü oligarsinin taraftari ile agiz dalasi yaparak ve hatta hatta, zaman zaman kavga ederek oradan çikiyordum.Trabzon'da disaridan gelenler belki biraz daha zorlaniyorlardir,çünkü orada herkes Trabzon'lu.Peki bu iyi bir sey mi,tabii ki hayir.Ama bu ne yazik ki böyle devam eder,kendimizi kandirmayalim,ta ki Sampiyon olana kadar. 20 yillik hasret,özlem artik bizleri hasta etmistir.Taraftar olarak siddeti herkes de farkli olsa da, psikolojimiz bozulmustur.Somut örnek istiyorsaniz 96'ya gidelim,2 kisi intihar etti,Türkiye'de Trabzon'dan baska hangi takimin taraftari sampiyonluk kaçti diye intihar eder, bir düsünün.


    Hiç aklima bile getirmek istemiyorum ama,bu sene bir çok kisi hedefi gögüsleyebilecegimize inaniyor,ve çok da iyi gidiyoruz.Son bir kaç hafta kala sampiyonluk kaçarsa 96 dan daha da vahim olaylari yasayabiliriz.


    20 yillik özlem bittikten sonra kesinlikle inaniyorum ki, Trabzon'da fanatizm büyük ölçüde azalacaktir.Çünkü hedef degisecektir,artik Trabzon'da ligde kaybedilen puanlar o kadar üzmeyecektir bizi,çünkü çok daha büyük bir ligin içinde olacagiz Sampiyonlar ligi.Ve hiç bir fabrikanin bu kadar kisa zaman da kazandiramayacagi parayi da cebimize koyarak.


    Gelelim Trabzon'lu zengin hemsehrilerimizin Trabzon'a ve Trabzonspora katkisina,ben ne Trabzon'a ne de yukarida bahsettiginiz gibi Trabzonspora katkilari olduguna inanmiyorum.Bana bir kisi söyleyin ki cebinden büyük paralar vererek Trabzon'a süper bir futbolcu almis ve bu parayida hibe etmis.Geçmis de Trabzonspora yönetici olan bir çok insan bugün,eskisinden çok daha iyi durumdadir.Cebindeki Trabzonspor eski yöneticisi kartvizitlerini hala tasirlar.Hatta bayramlarda dikkat edin yerel TV lerde verdikleri bayram kutlama mesajlarinda bile, Trabzonspor eski yöneticisi diye tanitirlar kendilerini,bu da yetmiyorsa bugün aldiklari ihalelere bir bakin.


    Sonuç olarak Sinan arkadasimizin söyladiklerinin dogruluk payi muhakkak ama bir de sehrimizin,takimimizin ve insanlarimizin gerçekleri var.


    Çok yakinda arzuladigimiz bir sehir ve sampiyon takim olmak dilegiyle...


    Saygilar


    Oguz

  6. #6
    #10 Fietra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    27
    Mesajlar
    4,211

    Standart



    Trabzon sehrinde kurulmasi gereken birkaç sanayii tesisi ismini ve alanini tahmin edebilen varmi ? Acaba ne gibi alanda faaliyetler olabilir?


    tekstil sektörümü, kimya sanayiimi, maden sanayiimi .. ne ? hizmet sektörümü, ? hep sorular, yillardan beri bu sorular sorulmakta ve TRABZON sehrinde sanayii kuruluslarinin artmasinin fizibilite çalismalari yapilmakta ve hammadde temini ve üretilen mallarin dagitim masrafi için yapilacak masraflar ,diger sehirlere göre daha pahaliyamal olmakta ,bu sebeplerle TRABZON da is adamlarimiz yatirim yapamamakta .TRABZON memurlar kenti,tarim dahi bitirilmis tütün ekilememekte, zaman içinde köylerde tütüncülügü bilen ve toprakl a ilgilenen nesiller yok olacak, balikçilik zaman içinde gerilemekte .bol bol NORVEÇ baligi ithal edilmekte. TRABZON un durumu bu, Turizm ile ilgili yatirimlar için projeler pahali ancak TRABZON un gelecegi ve DOGU KARADENIZ'IN kalkinma hamlesinin ilk ayagini TURIZM olarak gören ler var ve bu hususta DÜNYA BANKASI nin çalismalari oldugu söylenmekte. Sonuç olarak TRABZON da insaat yapmak, market açmak ,giyim magazasi açmak hep tüketim ile ilgilki yatirimlar ,hiç üretim ile ilgilki yatirim yapmaya CUMHURIYET kurulusundan beri siyasilerimiz önem verememis. Rahmetli babamdan duymusdum CUMHURIYET in ilk Basbakanlarinadn HASAN SAKA , TRABZON'LU , bir mitinginde ondan TRABZON'A fabrika yapilmasi talep ediliyor verdigi cevap, pamugu ADANA dan buraya tasiyip üretimmi yapalim. bu is pamugun çiktigi ADANA da daha ucuza mal oluyor dedigi ve yanliz MAÇKA daki madenden dolayi bir tek 3.ncü Dünya ülkelerinde üretilen ÇIMENTO nun fabrikasi sehrin göbegine kuruluyor. ET BALIK kurumuda sislevini yillardir kaybetmis durumda.


    Yillar içinde TÜRKIYE'YE BALKAN lardan göç edenlerin TÜRKIYE'NIN iç kisimlarina gelmelerini engellemek için EDIRNE, TEKIRDAG, KIRKLARELI BURSA gibi sehirlere Devlet tesvik vermis ve bu sehirlerdeki göçmenlerin çalismalari için tekstil sektörü tesvik edilmis , MALATYA da fabrikasi olan tesvik aldigi için bir fabrikada burada açilmis , pamuk yine ADANA DAN ,IZMIR den gelmis ama orasi trakya , kendi yöremizden çikan basbakan vatansever oldugu için masrafdan kaçmis, ama digerleri gelecegsi görmüs masrafi düsünmemis nufüsu yerinde tutmayi , TÜRKIYE içine fazla göçmen transferini önlemis. DOGU KARADENIZ TÜRKIYE'de en fazla göç veren bölge konumundadir. Neden bu göçün gelecekte engellenmesi düsünülmüyor. olay tamamane siyasidir. Benim sülalem 1915 de RUS harbinden dolayi ISTANBUL'A ilk göçünü yapti sonra dedemiz denizci oldugu için gemileriyle tekrar TRABZON'a geri gitti 1950 yilinda babam askerlik bitimi ISTANBUL'da kaldi ve sirayla ailesinin tamamini ISTANBUL'a neden ? Nufüs fazla geçim için denizden baska , el sanati var.baska birsey yok ama ISTANBUL 'un tasi topragi altin. !!!Sonuç olarak nesilden nesile bu ortam hiç degismemis ve TRABZON kenti devamli göç vermis ,hizmet sektörü içinde ERZURUM ,GÜMÜSHANE, BAYBURT dan göç almistir.Ekonomik olarak büyümüs olan bati sehirlerinde ISTANBUL ve KOCAELI haricinde KARADENIZ li pek yoktur.TRABZONSPOR ,TRABZON ekonomisine ne kazandirabilir ? KTÜ ne kazandirmisdir. Yanliz tüketim sektörünün ve hizmet sektörünün sehrimizde artisini saglarlar baska ne saglarlar ögrenmemiz ve/veya KTÜ nün arastirmasi gerektigi kanaatindeyim. Üniversiteler bulunduklari bölgenin gelisimi için çalismalar yapmalidir diye düsünüyorum.


    Saygilarimla

  7. #7
    Muhalif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.06.2004
    Nereden
    Hatay
    Yaş
    38
    Mesajlar
    3,026

    Standart



    bu konuya benzer seyler yazmistim takriben 1-2 ay önce.. lakin ben Kulübün kendi taraftar dernegi neden yok isimli konuya yazmistim.. o konuda eridi gitti.. aslinda güzel bir konuydu... simdi o yazimi buraya aktarmak istedim... konuyla epey bir paralellik arz ediyor...
    Arkadaslar ne zamandir sadece okuyorum taraftarla ilgili yazilanlari? fakat son olaylardan sonra ben de genis çapli bir yazi yazma ihtiyaci duydum ve bu konu hosuma gittiginden buraya yazdim..
    Artik bir karara varmak gerekiyor? kurumsallasmayi oturtmaya çalisan bir yönetim, bizim gibi duyan,hisseden takimini ve isini çok seven bir hoca, basariya inanmis- takim ruhunu yakalamis bir kadro? buraya kadar her sey üç-üçlük.. dört ?dörtlük olmasi için gereken son ayak olan taraftar için ayni seyleri söyleyemiyoruz maalesef? (burada lütfen polemik olmasin onlar taraftar degil v.b denilmesin.burada gerçekte taraftar oldugunu sanan insanlardan söz edecegim çünkü belki de onlar kendi mantiklarinca taraftardirlar).. diger üç öge bu son unsur(taraftar) olmadan yasayamaz veya kalici olamaz.(Gençlerbirligi gibi)
    Daha önce yazan arkadaslardan bazilari gerçekten güzel noktalara deginmisler... temelde yatan sorunlar egitimsizlik(ki aileden baslayan), ekonomik darbogazlar(issizlik) yöremiz insaninin yapisindan kaynaklanan bazi sorunlar(sabirsizlik, birden parlama, v.b) ve bir de bizim disimizda olan Istanbul medyasinin üzerimizde oynadigi oyunlar ve bizim de bu oyuna gelmemiz v.b olarak özetlenebilir... biraz açarsak: ben Iskenderun demir-çelik fabrikalarinda makine müh. olarak çalisiyorum, farzimuhal hasan Trabzon da 5 çocuklu bir ailenin lise terk bir üyesi? birlikte gittigimiz bir maçta 90 dk takima destek veririz.. yine farz edelim istenmeyen olaylar yasaniyor statda? ben toplumdaki konumumu, umutla baktigim gelecegimi düsünür kavga-gürültüden uzak dururum ama hasan in ne bir gelecegi ne toplumda yeri var.. günlük sigara parasini buldu mu tamam? kaybedecek bir seyi de yok? bakmis hayat anlamsiz hayatini Trabzonspor?la anlamlandiriyor? ve gözü kapali daliyor olaylara sonunu, takimina verecegi zarari hesap etmeden? benim maça girerken bilet sorunum yok.. kombinem var belki? hasan ise ne yapip da para bulsam maça girsem diyor.. tam o sira yanina yaklasan bir grup al bu bilet senin yalniz tribünde su adam lehine bagiracaksin, sunun posterini açacaksin diyor? hasanin Trabzonspor sevdasi yine sonunu düsünmeden kulübüne olacak zarari düsünmeden bu bileti almasini sagliyor? ve bagiriyor hasan. ?su baskan Trabzon sampiyon, su kahrolsun ve su da defolsun? v.s?.
    Geçelim hasan in ileri asamalarina? bir sekilde kendi hayatini kurdu diyelim.. mahalle ortaminda kabadayi ortamlarinda geçirdi gençligini? hasan hasbelkader Of lu olsun? bir maça gidiyor hasan ve arkadaslari.. yan taraflarindan ayni sekilde yetismis Çaykara li hüseyin ve arkadaslari var? tribünü hasan bordo diye bagirtmak istiyor, hüseyin mavi diye? derken basliyor aralarinda sürtüsme.. biri diyor ben Çaykaraliyim heyyyt, digeri ben de Ofluyum ulannn! Gömlekler siyriliyor kafa-göz birbirine giriliyor.. tabi etraftaki arkadas gruplari da aynen.. ve tv de spiker maç anlatiyor.. ?Sayin seyirciler su an kale arkasi tribünlerde Trabzon taraftari birbiriyle kavga ediyor, evet bir ambulans o bölgeye hareketlendi bu arada fatih ceza alaninda?(kamera bizim tribünde)? ?.
    Bir baska konu? haftasonu fenerle maç var Trabzon da .. hasan her gün gittigi kahvedeki gazeteleri okuyor? tv den spor programlarini dinliyor? kendi takimi lider ve rakip kimbilir 4-5. ama hasan gazetelerin kiyisinda kösesinde kendi takimiyla ilgili haber ararken 3 numara gözlüklerini takiyor? oysa bu haftaki rakibi fenerin, malzemecisinin baldizinin kizi olmus sürmanset? spor programlarina hep bu haftaki maçta çikabilecek olaylar üzerinde yorum yapiliyor, rakip baskan devlet korumasi istiyor v.b.. hasan in nevri iyice dönüyor bu durumlara? ulan diyor senede 3 kez bizi yazarsiniz onda da üzüm yemekten çok bagciyi dövmeye ugrasirsiniz.. gelin o zaman da görün gününüzü? ve bakarsiniz hasan ve arkadaslari havaalani yolunda pusu kurmuslar fener kafilesine?cepleri tas dolu? ne yapsin hasan.. kurulan tuzagin farkinda degil ve geliyor oltaya.. ertesi gün hasan in attigi taslardan biri galip gelen takimindan çok yer buluyor medyada? ve bu olaylar böyle sürüyor.. sürüyor?
    Evet arkadaslar.. adi hasan olanlar alinmasin lütfen.. biraz eglenceli bir anlatim olsun istedim.. hasan i kurtarmak için basta belirtilen egitim ve ekonomik iyilestirmeler gerekiyor en çok.. karakteristik özeliklerini ise tamamen yok edemesek de en azindan aldigi egitim ile biraz törpüleyebiliriz? kabadayi hasan en azindan bu isin yerinin tribün olmadigini bilir ve bir sürtüsmesi varsa daha uygun bir ortamda karsilasir rakibiyle? ve suursuz hasan gidip, gerekli egitim- maddi imkanla desteklenmis bilinçli hasan gelir ki o da son asamada medyanin tuzagina düsmez? iyi de bunu niye buraya yazdin diyebilir arkadaslar? evet hasan i kurtarmak için sevdasi olan Trabzonspor un da yapabilecegi bir sey olabilir? tam anlamiyla kurumsallasmis bir TS A.S düsünelim? çalistigim sektör oldugu için örnek vereyim Iskenderun daki demir çeligin Trabzon da oldugunu ve TS A.S nin de buna ortak oldugunu varsayalim? 7000 kisi çalisiyor fabrikamizda.. en asagi 20000 birey demektir bu.. bu rakam da neredeyse bir stat? TS A.S hasan a is verecek.. ve ise alirken onu otomatikmen kulübe üye yapmis olacak ve hasan da icabinda senede 1 aylik maasini Trabzonspor sevdasi için ayirip ailesi veya yakinlari için kombine alacak?hasili kelam otomatikmen bu 20 .000 taraftar kulübün taraftari olur arkadaslar? 30 bin kisilik stat olsa geri kalan 10 bin kisi bile taskinlik yapsa bu 20 bin kisi onlari bogacaktir.. zira Trabzonspor sevdasi bir yana ucu yedigi ekmege kadar gidecektir tribünlerde yasanan kötü olaylarin.. ne bileyim hisse senetleri düsecektir TS.AS nin, yurtiçi ve disinda ticari iliskilerde bulundugu sirketler nazarinda itibari düsecektir v.s?
    Iyi güzel diyorsun da Trabzon da TS.A.S nin bir is-demir kurmasi hayal diyebilirsiniz.. isdemir kurmasin tamam.. ama en azindan 100 kisilik bir üretime yönelik yatirimla baslayan islerin zamanla binlerce kisiye is verdigi olmustur? ve bu da Trabzonspor kendi taraftar dernegini kursun fikrine daha degisik boyutta bir yaklasim olarak algilanabilir.. iste hasan lar her yönden felaha erip, bilinçlenerek tribüne sahip çikarsa ne bugünkü gibi ts-clup ler taslanir, ne basina malzeme verecek baska olaylara prim taninir? ve dün Anadolu ihtilalini sportif alanda ortaya koyan Trabzonspor umuz tarihte örnek alinacak bir baska ilke imza atar? sonunda elbette Türk ve dünya futbolunda hak ettigi yeri bulur?
    Okuma zahmetine katlananlara tesekkür ediyorum? okumayanlar da haklidir çok uzun oldu ama madem ki BMN bir paylasim platformu ben ütopya da sayilsa içimden geçenleri yazdim o kadar?
    Selamlar?

  8. #8
    Guests
    Ziyaretçi

    Standart



    trabzonumuz'un ekonomisinin nasil düzeltilecegine yanit, elbette ki "trabzonsporumuzun'un sampiyon olmasi" degil...


    trabzonsporumuz sayesindeilim ve irfan (..!) sahibiolan yöneticilerimiz de degil...


    bizim trabzonspor'dan: bize is ver, bize as ver..vb. beklentilerimiz veya isteklerimiz oldugunu mu gördünüz..?


    trabzonsporumuzyöremizin "bayragidir."adaletsizlige karsi baskaldirinin ve isyanin bir simgesidir.


    trabzonspor:20-30 yildir bitirilemeyen 3-5km.'lik tanjant yoludur,2004 yilinda hala karayoluyla 15-20 saatte ulasilabilen bir metropoldür,bir ihmalkarlik örnegi olarak karsimizda "özgürlük heykeli" gibi duran çimento fabrikasinin hikayesidir... siz daha trabzonsporumuzdan ne istiyorsunuz..?


    bunlar bizim trabzonspor'a sarilmamizda ki sebeplerden bir kaçidir. trabzonsporlularin takimlarini çok sevmesi sadece top oynayan sporculara duyulan hayranlikla ifade edilemez. bu yüzden bu basligi gereksiz,sebepsiz ve yakisiksizbuluyorum..!


    hoscakalin.



  9. #9
    Analyzer
    Ziyaretçi

    Standart



    Sinan (Barchu)'nun yazdigi bir yaziya istinaden SPK'ya yazi yazdim. Cevap geldi bir süre sonra. Burada dedigim gibi SPK çok ciddi bir kurumdur. Ben hotmail e-mail adresimden yazi yazdim SPK'ya. Hem de Barchu'nun yazisini aynen kopyaladim alelacele. SPK ile yazismalarim devam ediyor sonuçlari bu forumda yazacagim. Trabzonspor'un hakkini sonuna kadar arayacagim. Hiçkimsenin süphesi olmasin.


    Ters açidan bakarsak? Bu konu basligi altinda yazilan yazilar Trabzonspor konusunda beni derinden üzdü açikçasi. Trabzon sehrini Trabzonspor'un kurtarmasi olsa olsa komiktir. Baska birsey degil. Geçen sene Amerika'nin Irak'a saldirmasina yardim etmek karsiliginda Türkiye'ye vaat ettigi para 6 milyar dolar idi. 70 milyon nüfuslu ülkemizde bu para kisi basi 85 dolar eder. Yani kabaca bir hesapla kisi basi 150 milyon TL para. Üstelik bir defalik. Bu paranin ülkeyi kalkindiracagi yazildi gazetelerce. Ayip.


    Sampiyonlar ligine kalsak 5 milyon dolar para gelse Trabzonspor'umuza. Sehrin nüfusu ilçeleri saymazsak 200 bin. Kisi basina düsen para 25 dolar. Kabaca 40 milton TL. Ben dolar milyoneri olsam. Yarin gidip Trabzon halkina 40'ar milyon TL dagitsam. Bir kereligine. Ya da iyi niyetli bir isadamina al su 5 milyon dolari Trabzon'u kalkindir desem. Mümkün mü?


    Zaten Trabzonspor'umuzun üstünde bir ton yük var. Neden Sinan (Barchu), Bülent Abi (Momentus), Cenk (BesinciMevsim) bu takimin üstüne sehrin ekonomik sorumlulugunu yüklerler? Üstelik bu arkadaslarim çok da aydin insanlar. Duygusallik da bir yere kadar. Edited by: Analyzer

  10. #10
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    selçukabi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21.06.2004
    Nereden
    Bursa
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2,153

    Standart

    barch'nun iliski kurdugu mevzularin olsa olsa birbiriyle zerre kadar alakasi var....

  11. #11
    TORUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    203

    Standart



    Kel alaka.


    AnadoludaTrabzonspor gibi üst seviyede takim yok.Ama kisi basina düsen gelir bakimdanalt seviyede çok sehir var.



  12. #12

    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    4,295

    Standart



    Bu konudaki fikirleri okudum. Bana da Trabzon'un ekonomik kurtulusunu TS'da aramak çok mantikli gelmedi. Kisacasi ikisini çok fazla bagdastiramadim. TS'un kalici gelir kaynaklari bulmasi ve kendi ayaklari üzerinde durur hale gelmesi elbette çok güzel olur. Bunun Trabzon sehrine yansimalarinin olmasi da güzel olur. Bütün bunlar üzerinde durulmasi ve kafa yorulmasi gereken konular. Ama bunlarin önündeki engel TS degil. Trabzon'un gelismesini engelleyen TS degil, tam aksine belirttiginizbazi konularda faydasi da var. Özellikle tanitim açisindan.


    "Trabzon bu durumdayken siz TS'u düsünüyorsunuz, oysa önce Trabzon'un durumu tartisilmali" diyorsun özetle. Dogru bir yaklasim olabilir ama burasi TS forumu. Burada insanlar TS ile ilgili yorum yapiyorlar. Trabzon sehrinin bu ve benzeri sorunlari önemli konular ama dogrudan buranin konusu degil. O nedenle buradaki insanlara, "Trabzon bu haldeyken siz TS'u konusuyorsunuz" gibisinden bir sitemde bulunmak çok dogru gelmiyor bana.

  13. #13
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    kurt61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    41
    Mesajlar
    336

    Standart






    Buraya kadar yazilanlara bakarsak anlasiliyor ki, biz henüz ters açidan bakamiyoruz Trabzonspor'la ilgili meselelere...Bunu sadece bu konu için degil genel anlamda söylüyorum. Bazi arkadaslarimizin taktigi subjektif gözlükler sadece düz açilari gösteriyor çünkü. Bu ters açilardan bakmayi ögrenemedikçe birgün bizi ters köseye yatirlacaklar ya bakalim ne zaman.


    Gelelim Trabzon ve TS iliskisine. Bir konu hakkinda bir seyler karalayip onu tartismaya açtiysaniz, arkadaslarinizin görüslerini almak istediyseniz yorumunuzu desteklemeyen karsit fikirleri elbette alabilirsiniz.Ki o karsit fikirlerin arasinda da çok mantikli yaklasimlar bulabilirsiniz. "Senöyle düsünmüssün ama bak ha bu ters açidan bakarsanda böyle oluyor"gibi bir yoruma "Hakkaten yaa dogruluk payi var" da diyebilirsiniz. Zaten dogrulara da bu sekilde ulasilir. Yalniz konunun anafikrini "TS, Trabzon sehrinin önünde bir engeldir" gibi yorumlayanlar varsa lütfen yaziyi bir daha okusunlar. Trabzonspor'un Trabzon sehri için önemi, hatta "en önemli olgu" oldugu defalarca vurgulanmis. Bunun yaninda "en önemliolgu" larin insanlarin görmedigi, görmek istemedigi ya da göremedigi bazi noktalara istemeden de olsa zarar verebilecegi o bazilarimizinbakamadigi ters açilardan bakilarak örneklenmis.


    "Bu ters açidelikanliya ters beni bozar" diyenlere diyecek lafim yok. Iliskiyi kuramayan degerli arkadaslarimiz da olabilir, bu da onlarin fikridir. Aha yukaridaki de benim fikrimdir. Tartisiyoruz iste güzel güzel..Bulmak istedigimiz dogrular, özünde hep "Trabzon'un ve Trabzonspor'un" yarari için degil mi? Gerisi bos...






  14. #14

    Üyelik tarihi
    08.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1,156

    Standart



    Sevgili Arkadaslar,


    Böyle bir yönteme basvurdugum için öncelikle yönetici arkadaslardan ve hepinizden özür diliyorum ama aklima bundan daha az sakincali bir yol gelmedi. Hem bu konuya dair önemli olduguna inandigim diyeceklerim var hem de bu diyeceklerim esas itibariyle ayri bir basligi hakedecek kadar ehemmiyet arzediyor. Sinan'in yazisindan hareketle, sanal ortamda sik sik karsimiza çikan "yanlis anlasilma" konusunu islemeyi ve bu konuyu isleyecegim basligi "BMN Yazi Kurulu" bölümünde açmayi düsünüyordum. Bu yanlis anlasilma konusu basli basina masaya yatirilip incelenecek kadar önemli, Sinan'in yazisi ve o yaziya gelen cevaplar da bu konuya çok güzel örnek teskil etmeleri hasebiyle daha az önemli degil. Buraya böyle bir not koymadan adi geçen bölümde baslik açip da düsüncelerimi yazsaydim, yeterli göz aliskanligi olusmadigindan olsa gerek, fazla sayida üye tarafindan okunmayacakti büyük ihtimalle.


    Öte yandan, "BMN Yazarlar Kurulu" bölümü'nün de giderek arkeoloji müzesine dönüsmesine izin vermemek gerekir diye düsünüyorum. Aslinda bu konu disinda da oraya yazacaklarim var ama son günlerde sebebini tam olarak anlayamadigim bir performans düsüklügü nedeniyle biraz geciktiler. Neyse insaallah bundan sonra...fficeffice" />


    Evet arkadaslar, adi geçen bölümdeki yazima göz atmanizi rica ediyorum. Umarim ilginizi esirgemezsiniz.


    Görüsmek üzere...

  15. #15
    TSMareNero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.06.2004
    Nereden
    Almanya
    Mesajlar
    182

    Standart



    dostum olaylari cek cekebildigin kadar. cektikcede uzar. türkiyede bazi seylerin anormal oldugunu ben bile anladim ama bu kadar karamsarlik olmasin. sonucta varimiz yogumuz TRABZONSPOR. bence her sene sampiyon olsun. durupta üniversitelileri düsünemem ben. ben almanyadayim, ban burda ne diyolar biliyormusun, bulundugun yere ayak uydurmalisin. ezanimi camii de okurum ama sesimi disari vermem.


    bu kadar.



  16. #16

    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    4,295

    Standart



    Bülent abinin degindigi nokta çok önemli. Benim yazdiklarimda da benzer durumun olustugunu görüyorum. Aslinda bu biraz da zaman darligindan oluyor. Acele cevap verince kafanizdakileri dogru yansitmak bazen mümkün olmuyor. Tipki bende oldugu gibi.


    Barchu'nun yazisindan kesinlikle, "Trabzon'un önündeki engel TS'dur" gibi bir yorumçikarmadim. Bunu öncelikle belirteyim. Yazida TS'un Trabzon için en önemli degerlerdenden biri oldugu hatta en önemlisi oldugu belirtilmis zaten. Trabzon sehrinin durumu ile ilgili tespitlere de katiliyorum. Ama yinede yazida sitemkar ifadeler var. "Trabzon bu haldeyken biz önceligi TS'a veriyoruz" sonucu çikiyor. Buna birsey dedigim yok, hatta katiliyorum. Trabzon sehri gelismedikçe TS'un gelismesi de zor olacaktir elbette. Trabzon ile TS'u ayri düsünmek de mümkün degil.


    Benim, "Baglanti kurmakta zorlandim" dedigim sey, aslinda düstügüm bir ikilemdi. Bana göre TS'un Trabzon'a istenilen ekonomik katkiyi yapabilmesi için (SL'ye girip oradan gelecek parayla sehre yatirim yapmasi gibi) önce TS'un bunlari yapacak hale gelmesi lazim. Peki TS bu hale nasil gelecek? Trabzon sehrinin bu sorunlari varken TS bu isi nasil yapacak?


    Buna söyle bir cevap verilebilir : TS bir marka, bu marka kullanilarak gelir elde edilecek ve bu gelirin bir kismi sehir için kullanilacak. Olabilir, o zaman TS'un bir A.S. gibi davranmasi lazim. Bir sirketle isbirligine giderek limanin isletmesini almasi lazim mesela. Ya da benzer ticari faaliyetler yapmali. GS bunu yapiyor ve Sportif A.S. ile önemli bir gelir elde ediyor. Ama TS'untribün gelirleri (maç hasilati, logolu ürün satisi, vs) de ortada. Yani ben bu ise baktigimda, içindençikamiyorum. TS, transfere para bulamiyor ki, onun bir kismini yatirima ayirsin.


    Sonuç olaraksunu belirtmek istiyorum; her türlü görüse saygiliyim. Buna karsi ben de düsüncemi söylüyorum. Kimseye karsi bir önyargim yok. Yanlis veya eksik de düsünüyor olabilirim.Bunlar hiç önemli degil, önemli olan karsilikli fikirleri belirtmek. Barchu'nun ters açidan bakma girisimini de olumlu buluyorum ama dedigim gibi ikilemi çözmekte zorlaniyorum.


    Saygilarimla.Edited by: metehan

  17. #17

    Üyelik tarihi
    24.08.2004
    Mesajlar
    86

    Standart



    Sevgili Metehan,
    Bu mesajinla beni çok mutlu ettin. Bu yazindan sonra yazinin neresine katilip neresine katilmadigin çok da fazla önemli degil. Aman yanlis anlama, görüslerin elbette degerli fakat önemli olan bir konuyu bu seviyede, bu sekilde konusabilmek, tartisabilmek. Bu noktaya gelebilmek, hemfikir olmaktan çok daha önemli.


    Konumuza gelirsek, TS'un Trabzona yardiminin fizibilitesini simdilik bir kenara birakalim. Varsayalim ki TS'nin yatirimi ne Trabzon'a ne de kendine yariyacak. Ben takimimin resmi sözcüsünün "Bu sene harcamalarimizi kisip, çam sakizi çoban armagani sehrimize katkida bulunacagiz." dedigi gün, 6 sampiyonluktan daha büyük bir efsanenin dogacagini düsünüyorum.


    Saygilar
    Sinan



  18. #18

    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    4,295

    Standart



    Ben bu forumlara girdigimden beri hep ayni seyi savunuyorum. TS için en iyi yönetim, TS'u bir kurum haline getiren ve ekonomik özgürlüge kavusturan yönetimdir. TS'da su an bu konuda bir egilim görüyorum. Ama bunun için henüz çok erken. Daha yolun basindayiz ve bu "ha deyince" olacak bir is de degil. Bir süreç ve devamlilik gerektiriyor. Burada önemli bir konu da yönetimlere bakis açisi. Bunun olabilmesi için yönetimleri sadece "saha sonuçlari" ile degerlendirme huyundan arinmamiz lazim. Elbette TS bir spor klübü ve hepimiz basarisini istiyoruz. Kaybettigi bir maçtan sonra gece gözüme uyku girmiyor. Ama yönetimleri sadece saha sonuçlari yaptiklari/yapmadiklari transferlerle degerlendiremeyiz. Kurumsallasma denen bu olaya da bakmamiz lazim. Kisacasi TS' olan bakis açimizi genisletmemiz lazim.


    Ben asla umutsuz olmayi sevmem. Birgün bunlarin da olabilecegine inaniyorum. Ama bu konuda altyapi hazirlanmali ve insanlar buna alistirilmali. Bu gerçekten uzun ve zor bir süreç. Belki bu forum ve benzeri ortamlar buna yardimci olabilir. Sonuçta düsünmeden ve baslamadan bir sey yapmak mümkün degil.

  19. #19
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    23.08.2004
    Mesajlar
    680

    Standart





    Bu konu o kadar ilginç ki; dünyanin her yerinde hali vakti yerinde olan insanlar, fabrikatörler, holding sahipleri yönetime otururlar. Burada savunulan nokta ise; baskan olan kisinin ayni zamanda bir holding veya fabrikaya sahip olabilirligi..


    Ilginçlik buradan kaynaklansa da Sinan abinin belirttigi gibi, Trabzon bir futbol sehri. Siradan bir sehir degil. Belediye baskanligi seçiminde de belki halkin futboladair kararlari da etkili olmustur.


    Peki ne yapmali? Siradan mi olmali, siradisi olarak devam mi etmeli? 2000 yilinda Trabzon'da yasadim, üniversiteden arkadaslarim vardi, beraber bir cafeye, pastaneye gitsek dikkat çekerdik. Bir gün yalniz basima her zaman dondurma yedigimiz pastaneye gittigimde konu açildi "Salpazarliyim" dedim. Karsimdaki soka ugradi "benda seni istanbul usagi sanmistum" dedi. O günden sonra -benim yüzu suyu hürmetime belki de- bize çok iyi davrandi.


    O an Trabzon'da bir Istanbul'lu olmanin "ne kadar antipatik oldugunu kavramami saglayan ilk adimi" gördüm. Istanbul'lu olmak kötüydü. Insanlarin gözünde farkliydin. Bu duygu Haluk Levent'e mükemmel bir eser çikarttirmis. Ancak herkes bu kadar üretken olamiyor demek ki; üniversitemizin puanlari düsüyor, sehrimiz disaridaki nüfusa karsi cazip gelmiyor.


    Pekine yapmali? Acaba futbola endeksli bir yasam mi sürmeli? Yoksa biz de normale mi dönmeliyiz? Hangisi kolay, hangisi zor?


    Kanaatimce futbola endeksli yasamak ve ona göre strateji belirlemek kisa vadede bize çok sey kazandirabilir, ancak insanlar günün birinde "futbolun hiç bir sey olmadigini anlayarak uyanirlarsa.."


    Ozaman ne olacak?

  20. #20
    Analyzer
    Ziyaretçi

    Standart



    Ooo süper. Konu tam da gelmesini bekledigim noktaya dogru geliyor. Hiçkimse demeden ben diyeyim bari de, birisi de gelip buraya bu "geyigi" baslatmasin. Futbol tartismalarinda, futbol karsiti entellerin standart lafidir, "Ispanya'yi 40 yil yöneten diktatör Franco, bu kadar uzun süre yönetimde kalmasinin sirrini 3F (Futbol, Fiesta, Flamenko) ile açiklar, vs, vs.". Bu geyik dipsiz bir kuyu gibidir girersek çikamayiz. Girmeden durdurayim dedim.


    Ayrica Trabzonspor, Trabzon sehri'nin bir takimi oldugu için dogal olarak burada Trabzon sehrinin sorunlari da tartisiliyor. Aslinda buna bir itirazim yok. Ben yine kimseyi suçlamadan kendi adima konusacagim. Ben Trabzon'lu degilim ve bu foruma taraftari oldugum Trabzonspor ile ilgili yazilar okumaya geldigimde, "Trabzon sehrinin ekonomik durumu Trabzonspor'un sampiyonlugundan daha önemlidir" seklinde bir yazi görmekten hoslanmiyorum. Türkiye'nin ekonomik durumu da Türk milli takiminin basarisindan daha önemlidir. Konuya bu açidan, ters açidan, amuda kalkarak nereden bakarsam bakayim Trabzon sehrinin ekonomik durumu ile Trabzonspor arasinda bir baglanti kuramadim.


    Metehan'in degindigi kurumsallasma konusu uzun zamandir benim de kafami mesgul eden bir konu. Yönetim kurulumuzun bu konuda önemli adimlari var. Kurumsallasma konusunda henüz emekleme asamasindayiz. Kafa karistirmamasi için açiklama yapma ihtiyaci hissediyorum, kurumsallasmak sirketlesmek demek degildir. Avni Aker'in basin tribününde kablosuz internet baglantisi olmasi kurumsallasma adimidir örnegin. Ibrahim Ege konusunda yapilan acemilikler de henüz kurumsallasmis olmaktan kaynaklaniyor. Kurumsallasmasini tamamlamis bir kurumda, herkes hangi durumda ne yapilacagini bilir. I.Ege olayindaki gibi eli ayagi birbirine karismaz kimsenin. Kurumsallasma konusunda daha çok yazilacak seyler var. Rencide etmis olabilecegim arkadaslar için simdiden özür dilerim.

  21. #21
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    kurt61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    41
    Mesajlar
    336

    Standart



    Bu "Rencide etmis olabilecegim arkadaslar için simdiden özür dilerim" lafi pek sik duyulur oldu bu forumda. Iyi niyetle söylenen bir söz bundan eminiz ama ne hikmetse Temel'in oglu Dursun'a yazdigi asker mektubunu hatirlatiyor hepbana. Mektup sonunda bir not: "Usugum, mektupla pirlukte para da könderecektim ama unutmusum"[img]smileys/smiley1.gif[/img].


    Saka bir yana, Analyzer bu forumda yazilarini begenerek okudugum, kim oldugunu bilmememe ragmen sevdigim bir arkadastir. Gel gelelim bu demek degildir ki ayni görüste olacagiz[img]smileys/smiley1.gif[/img].


    Trabzonlu olmayan birinin Trabzon'un ekonomisi hakkinda kaygilanmamasi ilk bakista normal gibi gözükebilir. Ama Trabzonspor bu sehirde yasadigina göreöyle ya da böylebu sehrin ekonomisinden etkilenmemesi mümkün degildir. Bunun en basit örnegi tribün hasilatlarinin gün geçtikçe azalmasidir misal. Ha tribün hasilati da neymis diger gelirlerin yaninda diyorsaniz, o halde isin psikolojik boyutuna gelip bos tribünlerin takim üzerinde yarattigi negatif etkiden bahsetmek gerekir. Trabzonspor'a gelir getirecek herhangi bir faaliyet eger Trabzon'daki taraftarla baglantiliysa (TS Club, üyelik vs..) ekonomik durum yine önem arzedecektir. Hatta geriye dogru kendimizi atip bacaklarimizi kafamizin arasindan sokarak bakabilirsek konuya, Trabzonda yasamak istemedikleri için transfer edilemeyen birçok futbolcunun gelmek istememe nedenlerinin içinde birinci sirada sehrin ekonomisini görebiliriz.


    Uzun lafin kisasi, Trabzon sehrinin ekonomisiyle Trabzonspor arasinda alaka olmamasi mümkün müdür? Bana kentinin insanifukaralik içinde yasayan ama kendisi basarilardan basariya kosan baska bir kulüp örnek verebilir misiniz?


    Burada söz konusu olan Trabzon milliyetçiligi degildir, "Trabzonlu olunmaz, Trabzonlu dogulur" ile alakasi ise hiç mi hiç yoktur. Sehrine yatirim yapan kulüp, topragini eken çiftçi gibidir. Bizse senelerdir nadasa birakmisiz, öyle de gidiyor.


    (not: Ve de sunu anladim ki bir oruçlunun bu kadar agir bir konuda üstelik bu saatte yazi yazmamasi gerekir. 20 defa okumak gerekiyor çünkü[img]smileys/smiley5.gif[/img].)Edited by: kurt61

  22. #22

    Üyelik tarihi
    24.08.2004
    Mesajlar
    86

    Standart



    Kurtulus demis ki:


    "Hatta geriye dogru kendimizi atip bacaklarimizi kafamizin arasindan sokarak bakabilirsek konuya,"


    Ula pen peceremedum, sen paktuysan baga da de, ne gördüünü.

  23. #23

    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    4,295

    Standart



    Aslinda konunun gidisati fena degil. Herkes görüsünü söylüyor. Trabzonlu olmayip da TS'u tutan arkadaslarin olaya bakisi da önemli. Onlar için elbette Trabzon sehrinin ekonomisinden ziyade TS'un basarisi önemli. Onlar için öncelik Trabzon sehrinin ekonomisi degil tabi. Ama Kurt61'in dedigi gibi daha güçlü bir Trabzon daha güçlü bir TS demek oldugu için de olayin Trabzon boyutunu tamamen gözardi edemeyiz. Zengin bir sehrin, daha güçlü bir takim demek oldugunu sanirim herkes kabul eder.


    Ancak Saglam'in son ifadeleri benim kafami karistirdi.Trabzon halki yarin sabah uyandiginda, "Futbolun hiçbir sey oldugunu" anlasa neyin degisecegi kafamda pek canlanmadi. Trabzon'un ekonomik problemleri futbola olan ilginin çok ötesinde gibi geliyor bana. Yani herseyimizi futbola bagladigimiz için buhalde degiliz.

  24. #24

    Üyelik tarihi
    24.08.2004
    Mesajlar
    86

    Standart



    "Neden Trabzonspor?" basliginda okuduklarim aslinda Trabzon'lu olmayan Trabzonspor'lularin da saha basarisini ikinci planda tuttugunu gösteriyor. Genelde, diger takimlardan farkli olmasi sebebiyle takimimiz taraftar buluyor. Yani Trabzonspor'un galibiyet sayisindan ziyade karakter yapisi bizi etkiliyor. Ben kendi adima söyleyeyim, takimimdan en çok utandigim an seyrek de olsa aldigimiz farkli maglubiyetler sonrasi degil, MAY'in yamyamli konusmasini duydugum andir.


    Takimimizin bu farkliliklarini da TheCrow isimli arkadasimiz çok güzel özetlemis. TheCrow'un listesinin altina bence Türkiye'de sehrine yatirim yapan ilk takim olmasi eklenebilse çok güzel durur.


    Adi geçen baslik ve karganin yazisi asagida...


    http://www.bordomavi.net/bmn/forum/f....asp?TID=825&a mp;TPN=5

  25. #25

    Üyelik tarihi
    08.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1,156

    Standart




    Sevgili Arkadaslar,
    fficeffice" />
    Trabzonspor Dergisi?nin Kasim sayisinda, mali islerden sorumlu yönetici Yüksel Simsek ile yapilmis bir söylesi yer aliyor. Söyleside çok önemli konulara deginilmis, önümüzdeki günlerde gerekirse onlara da deginiriz ama özellikle su soru ve cevabi benim dikkatimi çekti? Buyrun beraber okuyalim:

    "-Yeni yatirimlar olarak yönetimin dosyasinda neler var?

    -Trabzonspor A..S. adi altinda neden bir istihdam alani yaratmayalim? Hem Trabzonspor?a gelir, hem de sehirde bir istihdam alani? Bireysel yatirimci bunu yapamiyor, gücü yetmiyor; devlet de yapmiyor. Oysa Trabzonspor, Trabzon?un en dinamik isletmesi, lokomotifi? Hem bu parayi kasada saklamanin kulübe bir katkisi olmaz."

    Evet, demek ki sevgili Sinan?in açtigi bu konu Trabzonspor?un gündemindeymis, hiç degilse düsünsel bazda? Trabzonspor?un, Trabzon sehrinin en büyük müessesesi oldugunu daha önce dile getirdigimizi hatirliyorum. Elbette bu yatirim olgusu, Sinan?in ifade ettigi sembolik anlamdan çok ötelere tasinabilir, sehirde ciddi anlamda bir istihdam alani olusturulabilir. Böylece Metehan dostumun takildigi paradoks da çözülmüs olur.

    Bir de ?yatirim[/B]? konusunu dogru anlamak gerekiyor diye düsünüyorum. Yine daha önce söyledim ama galiba gürültüye gitti. Yatirim deyince parayi topraga gömmek anlasilmamali? Bir yatirim, karsiligi olsun diye, geriye dönsün diye yapilir. Devletin bazi yatirimlari gibi, henüz insaat tamamlanmadan oradan maas alan bekçiler emekli olsun diye degil?

    Netice itibariyle, bu konuyu gündeme getiren, baslik açan sevgili Sinan?a bir kez daha tesekkür etmeyi borç biliyor, kendisinden baska orijinal fikirler de bekledigimizi bilmesini istiyorum.

    Saglicakla kalin?



Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •