Cafedegoygoy
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 57 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 25 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Trabzonspor Kimligi

  1. #1
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    Tunga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.11.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    10,698

    Standart



    Hani bir konu varya: Neden Trabzonspor.


    Ben de soruyorum: "Nedir Trabzonspor?"
    Trabzonspor Kimligifficeffice" />

    Nedir Trabzonspor kimligi? Sadece basit bir futbol takimina midir bu baglilik, bu sevgi. Insanlar size sorunca ?hangi takimi tutuyorsun? diye, verdiginiz cevap sadece sizin Trabzonlu, ya da Karadenizli oldugunuzun mu bir ispatidir? Sadece gol atilinca sevinilen bir oyun mudur Trabzonspor maçlari? Sadece sampiyonluklar mi bu atese har veren? Milyon dolarlar, realist bir yaklasim mi Trabzonspor?un gücü? Yoksa bu isin bir romantik tarafi da yok mudur? Pozitif ilimlerle ugrasan bizlerin bile duygusallastigi, yaslandik, olgun olduk diyenlerin de çocuklastigi bir oyun arkadasi midir Trabzonspor?

    Size sorduklarinda ?Hangi takimi tutuyorsun? diye verdiginiz cevap neyi ifade ediyor? Karsinizda sizi o güne kadar tanimayan bir insan bu cevapla nasil bir imaj canlandiriyor hafizasinda sizin hakkinizda? Ya da nasil canlandirmali acaba? Ya da acaba böyle bir imaj olmali mi?

    Süphesiz tek bir kisinin hali, tavri, söylemleri, hayati, hayata bakisi, tepkileri, kisacasi durusu bir kitleyi temsil etmeyebilir. Bununla beraber, bu kadar genis kitleleri arkasina alan bir kurumun (Trabzonspor Kulübü), bir olusumun (Trabzonspor taraftarlari) mutlaka bu kitleleri bir arada tutan bir ya da birden daha fazla harci da olmalidir diye düsünüyorum. Acaba nedir bu harç?

    Insanlarin her konuda birbiriyle ayni görüsleri savunmasi mümkün degil. Gerekli de degil. Bu bir gerçek mi, kabullenilmeli mi? O zaman birlik olmak gerekli mi? Birlik olunabilir mi? Ya da birlik olmak demek oy çoklugu ile mi, yoksa oy birligi ile mi olmali?

    Kemik gibi bir yapi gerekli midir Trabzonspor taraftar toplulugu için. Yoksa çesitli renklerin (bordo ve mavi tonlarinda olmak kaydiyla) bir arada bulunmasi önemli midir? Yani çatismalar fikir zenginligini getirir mi? Acaba fikir zenginligi olustugunda bundan faydalanip, bilgi yagmuru altinda semsiyesiz dolasabiliyor muyuz? Yoksa o semsiyeyi açarak kendimiz kalabilmeyi mi seçiyoruz, degismeden?

    Kimligimiz nedir bizim? Yoksa Trabzonsporlular da mi arayacak 39 yil sonra alt kimligini üst kimligini, Türk Milletine arattirdiklari gibi? Yok muydu bizim bir kimligimiz? Nedir o zaman bu kimlik?

    Bu siteye aktif olarak yazilar göndermeye basladigimda bir konu basligi açmisti Berat ?Anadolu?yu uyandirmaliyiz? diye. Bu forumda okudugum en keyifli, en dolu konulardan biriydi. O basliktaki ilk sayfadaki bir mesajda denmisti ki: ?Istanbul takimlarini tutmanin sosyolojik bir altyapisi yoktur?. Çok da dogru bir tespitti bu. Yani mesela Madrid?te Real Madrid?i tutan taraftarlar ile Athletico Madrid?i tutanlar arasinda belirgin bir sosyolojik çizgi vardir. Ayni sey Italya?da Roma ile Lazio arasinda da vardir. Baska boyuttan bir örnek de Barcelona ile Real Madrid taraftarlari ya da Bilbao taraftarlari arasindaki durum ile ifade edilebilir. Evet, Trabzonspor da bir bölge takimi olarak kurulmustur, ama süphesiz artik bu bölge sinirlamasinin çok disina çikmistir. Belirgin bir sosyal tabani da yoktur. Konumuz da bence burada baslamistir. Bölge disina çiktigi zaman önce Karadenizlileri temsil ettigini düsünmüstür. Oysa ki pek çok Karadeniz sehri o dönem bu gerçege direnmislerdir. Daha sonra ülkede, Istanbul?un yarattigi kartele karsi duran yiginlarin da destegini arkasinda bulmustur. Bugün Trabzonspor taraftarinin belki de sadece %80?i Trabzonlu ya da Trabzon kökenlidir.

    Bence bu kimlik muhasebesinde en akilda tutulacak nokta da budur. Trabzonlu oldugu için Trabzonsporlu olmak zorunluluk olmasa da kolayciliktir. Ama biz Trabzonlularin disindakilerin Trabzonsporlulugu çok daha kutsaldir. Çünkü onlar tercih yapmislar ve bu tercihlerini en zora kullanmislardir. Bu tercih esnasinda ?kimlik? dedigimiz sorgunun bilinciyle hareket etmislerdir.

    Belki de çok içinde oldugumuz için göremedigimiz, fark etmedigimiz bir seyleri onlar görmüslerdir. O zaman bizi dogdugumuzdan daha güçlü kilan ve 38 senelik yasantisinin 22?sinde sampiyonluk alamasa da varolan hatta belirginlesen bu sevginin özü neresidir. Simdiye kadar duyduklarim içinde en hosuma gideni rahmetli Kazim Koyuncu?nun sözüdür: ?Trabzonspor, güçlülere karsi, güçsüzlerin de bir seyler yapabilecegini göstermistir?. Burada bahsi geçen ?güç?ten anladigimiz; taraftar baskilari, medya, parasal güç, rating gücü, kulis faaliyetleri vb.dir süphesiz. Ancak bu anlamda gerçekten Trabzonspor güçsüz müdür? Peki, güçsüzse; güçlü olmak mi istemektedir? Nereye koyacagiz Trabzonspor?u?

    Daha önce ?Çamlica?nin 3 gülü? konu basliginda verdigim örneklemeyi tekrar edecegim: ?Biz acaba çok iyi bir Anadolu Ozani iken Divan Edebiyati mi yapmaya çalisiyoruz?? Iyi bir Anadolu Ozani Divan Sairi olabilir mi? Olmali mi? Ya da onun Ozan olarak varligi da çok önemli degil midir? Ozan olarak da ?Yilin Sairi ödülünü? almamis midir? O ödülü tekrar kazanmak için illa ki aruz veznine mi ihtiyaç duymaktadir? Kisacasi sadece içinden gelenleri söylemek yeterli degil midir? Aruz vezni ile yazarsa gene de onu anlayabilir miyiz?

    Geçen iki haftada çok sasirdigim gelismeler oldu. Trabzonspor ?birisini? transfer etti. Burada yönetim degil de taraftarimizin bir kisminin olaya yaklasimi beni gerçekten etkiledi. Bu siteye üye olmamis olsaydim, ilk düsünecegim sey, Trabzonsporlu olmayanlarin bile düsündügü seydi. ?Trabzonsporlular bu transferi yapmaz, istemez?. Ama bir de gördüm ki oldukça önemli bir sayida insan karsi olmasina ragmen, bu transferi hakli hatta hatta ?GEREKLi? bulanlar oldu. Onu ?gerekli? bulanlarin bir kismi bizleri ?gereksiz? buldu!

    Kimseyi yadirgamiyorum. Kimsenin fikrini de elestirmiyorum ama sasiriyorum. Ben bizi böyle bilmiyordum. Demek ki ben yanilmisim. ?Allah Allah nasil bu kadar yanilabildim? diyorum kendi kendime.

    Diyorum da sormadan da edemiyorum, bu kitleyi bir arada tutan bu güçlü kimlik baska ne ola ki?

    Bu kimlik sadece bordo-mavili formalilar topu kale çizgisinden asirinca ayni anda ?Gool!? diye ayaga firlamakla mi alakalidir?

    Varsa bir bildiginiz deyiverin bakalim?



  2. #2

    Standart



    Trabzonsporlu olmak bir ayricalik ve ayni zamanda baskaldiranliktir... sessiligin gücü ayni zamanda anadolunun atesleyicisidir. trabzonsporluk anlatilmaz yasanir..


    bir örnek vereyim bi üniversitede sinavta hoca tek soru sormus soruda su: Atatürk ne yapmistir.. ögrenciler sayfalarca yazmis anlatmis Atatürkün ne yaptigini .. bu ögrencilerin arasindan bir taneside kagita sadece ATATÜRK NE YAPMAMAISTIR KI yazmis. Trabzonsporlulukta böyle bise anlatilmaz..

  3. #3
    Egemen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.09.2004
    Nereden
    İzmir
    Yaş
    32
    Mesajlar
    6,859

    Standart

    birisi de risk nedir sorunua bos kagida risk budur yazip gecmis. anlatamayiz yani ))

  4. #4

    BDiler61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3,156

    Standart

    Trabzonsporluluk anlatilmaz yasanir

  5. #5
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    Tunga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.11.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    10,698

    Standart



    verdiğiniz cevaplar hoş ama benim sorumun karşılığı değil.


    Ben Trabzonsporluluk nedir demiyorum. Trabzonspor nedir diyorum.


    " Nedir Trabzonspor kimligi? Sadece basit bir futbol takimina midir bu baglilik, bu sevgi. Insanlar size sorunca ?hangi takimi tutuyorsun? diye, verdiginiz cevap sadece sizin Trabzonlu, ya da Karadenizli oldugunuzun mu bir ispatidir? Sadece gol atilinca sevinilen bir oyun mudur Trabzonspor maçlari? Sadece sampiyonluklar mi bu atese har veren? Milyon dolarlar, realist bir yaklasim mi Trabzonspor?un gücü? Yoksa bu isin bir romantik tarafi da yok mudur? Pozitif ilimlerle ugrasan bizlerin bile duygusallastigi, yaslandik, olgun olduk diyenlerin de çocuklastigi bir oyun arkadasi midir Trabzonspor? "AMESPACE PREFIX = O />

  6. #6
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    A. Hilâl ÇAKIROĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19.08.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    34
    Mesajlar
    6,503

    Standart






    simal yildizi bence suanki durumumuzu çok iyi anlatmis tebrik ediyorum. malesef son günlerde kendi kimligimizden uzaklasma yoluna girdik. bizi digerlerinden ayiran neydi?artik bazi arkadaslarimizin "sampiyonluk gelsin de nasil gelirse gelsin" dedigine bile sahit oluyorum. [img]smileys/smiley5.gif[/img]benim Trabzonspor'um kesinlikle bu degil


  7. #7

    Standart

    Trabzonspor hayat felsefemiz.. bize hayati ögreten ve örnek aldigimiz bir büyügümüz... idolümüz[img]smileys/smiley36.gif[/img]

  8. #8

    Standart



    Simal Yildizi yazin icin tesekkurler. ama son genel kurul tartismasinda gorduk ki Trabzonspor'u Trabzonspor yapan degerlerde buyuk bir asinma var.


    Ve de TS'yi cok guzel degerler icin destekledigini soyleyenlerin bu baskanlik secimlerinde nasil da uc buyuklere ozendigini gorduk..Aziz Yildirim/FB modeli olsun, politika siyaset destegi olsun, hersey olsun ama yaeterki sampiyon olalim mantigi hakim. bu olunca da TS'yi TS yapan degerleri cope firlatmis oluyoruz, kitlenin haberi yok bundan!!

  9. #9
    İHSAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.11.2005
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    2,551

    Standart

    tarbzonsporlu olmak farktir ,fark yaratir.... biz siradan insanlar degiliz TRABZONSPORLUYUZ::::

  10. #10
    smertkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.11.2004
    Nereden
    Samsun
    Yaş
    45
    Mesajlar
    767

    Standart



    Trabzonspor nedir sorusunun cevabi her TS linin beyninde olmasi gereken bir soru.Aslinda is nasil bir taraftar? nasil bir yönetim? nasil bir Futbol? nasil bir federasyon? sorularina kadar gidiyor.


    Ama kafalarda soru sorma aliskanligi yerlestirilmemis yada adam sendecilik var.En güzeli Kolayciyiz.TipkiSimal Yildizinin dedigi gibi.


    Trabzonluyuz Trabzonsporluyuz is bitiyor.Trabzonlu olmasaydik Trabzonsporu tutarmiydik? peki bu durumda trabzonsporu tutan biri için ne düsünürdük.


    Peki ingiliz bir adam çikip ben TS liyim deyince (Ben Sahid oldum, Evorton yaninda dediginide ekleyeyim)nasil seviniyoruz degilmi.Peki o niye TS yi tutuyor.Tutmasi bizim için yeterlimidir.Yoksa bu yavan taraftarlikmi öyleysenasil zenginlestirebiliriz? sorusu ile karsikarsiya kalmaya ne dersiniz?


    peki ya futbol, futbolun hayatimizdaki yeri ne? Niye bu oyunla bu kadar mesgulüz?is hobi olmak tan tasmiyormu birkimlik meselesine dogru gitmiyormu?


    Ya kulüpler, kulüp taraftar iliskileri, Yönetimler, neler oluyor. Niye isler istedigimiz gibi gitmiyor?


    Gündemde Federasyon seçimleri var ise Hükümette müdahil oluyor ne alaka diyorsunuz.11 e r kisinin sahaya çikip oynadigi bir oyun için bu ne ilgi?Milli maçlarda seref koltugunda oturan basbakanlar bakanlar (Oturmasinlar demiyorum) Avrupa maçlarina kadar isi götürüyorlar.


    Biz daha genis açidan bakarsak degisim rüzgarlari Futboluda degistirdi.Artik Futbol sanayi olmaya basladi.Bir sekildde ekonmiyle endekslendi.(Maalesef ülkemizde siyasette sirayet ediyor ve bu 10 yillik peryottasiddetini artirarak devam eden bir meseledir bu konudan malum nedenlerden ötürü uzak durmayi yegliyorum.)


    Berat Tekkeisin bir sosyolojik yönünden bahsediyor.Bunu destekleyen örnekleri Perhaps vermisti. Ingilterde bazi takimlari isçilerin kurduklarini simdi o takimlarin basinda ise yatirimci sermaye temsilcilerinin oldugunu anlatmisti.Sosyal boyutdan bakincada biraz çeliskili durumlarin oldugunuda ortaya koymustu.TabiFranconun(Hani ben ülkeyi 3F ile yani FasizmFutbol ve Fiesta ile yönettim dedigi idda edilen Diktatör) ispanyasindan Real Madrid ve Barca ile Bilbao örnekleri.


    Iste burdan bakarak Trabzonsporun ne olduguna bakalim. Trabzonspor malum 60 li yillardakurulan Türkiye Futbol ligi ile baslar her ilde bir il takimi kurulmasi düsüncesi ile hayat bulur.Ama Birlesme isini kotarmak oldukça zor oldugundan 1967 de dogar.


    IlkBakista bir kent takimidir Trabzonspor.Ama sehir nufusundan daha çok diger bölgelerde hemsehrisi(Trabzonlular) oldugundan oldukçada fazla taraftari olan bir kent takimi. Istanbulda Ankarada Izmirde Almanyada Belçikada Fransada memleketine(Buradaki memleket Trabzon oluyor.) hasret duyanlarin takimi.


    Iste bu kent takimi o güne kadar bir araya gelmemis Futbol birikiminin birlesimini çok iyi kullanir ve Kent takimlariyla dolu ligi 6 kere en tepede bitirir.


    Ama zaman geçmektedir ve Futbol degismeye baslar amatörlükten profesyonellige geçisle birlikte o eski sölen biter.Artik isin içine ekonomi girer.Ve hala devam eden sancili yillar gelir.


    Iste bu süreçte Trabzonsporlu bir baska sorunla daha basbasa kalir.Artik Bir kente sigmamaktadir.Artik Trabzonlu olmayan taraftarida vardir.Atik bir ekol takimi olmasi gerekmektedir.Bu ekol ne yalniz hemsehricilikle nedeyalniz sosyal bir yapi ile anlatilamamaktadir. Türk Futbolunda istanbul saltanatinakafa tutmakmisyonuda bu ekole dogal olarak dahil olmustur.


    Bu süreçte 2000 yilina gelindiginde artik bir seyler yapilmali denmistir ve Bu günkü AS olusturulmus vede Kurumsallasma baslamistir.Bu kurumsallasma ekonomik olarak Sportif AS (Futbol Gelirleri), Ticaret AS (TS Clup ürünleri, Kazi Kazangibi umarim baska ürünlerde olur.) sirketlesme hamlesinin yani sira üyelik islemlerindede ataga geçilmesine neden olmustur.


    Bu gün geldigimiz noktada her ne kadar 2005 sonu konrede üyelere parami bilgiyi kazanir,bilgimi parayi sorusu soruluppara cevabi alinsada 2000 yilinda baslayansüreç degismeyecektir.Kaldiki sayin Baskanda Kurumsallasan ve dekendi ayaklari üzerinde duran TS demektedir.


    Trabzonspor artik bir kent takimi olmaktan çikmaktadir. Kabugunu kirmaktadir. Peki çizilen yeni yol nereye gitmektedir?


    Üyelige dogru gitmektedir.ArtikTakim bir kenti degil Üyelerini temsil edecektir.Bunu söylerken Trabzonsporun bir Trabzon markasi oldugunuda kimse inkar etmeyecektir.100.000 tarftar projeside belkide bunun ürünüdür.


    Artik klübümüze üye olacagiz ve de yönlendirici olacagiz.Bu konre 2400 kisi ile yapildi.Bir sonraki 5000 den fazla olacak daha sonraki 10000 üye ile olacaktir.


    Üye sayisini artirmanin yoluda mutlak suretle her ilde taraftar derneklerini kurmaktan geçiyor. Kaldiki üye olamayan tarftarinda kucaklanmasi bir sekilde bag kurulmasi gerekmektedir.En azindan olduklari ilin derneklerine üye olmalari saglanmalidir.Böylece Trabzonspor Trabzonsporlularin takimi olmus olacaktir.


    Taraftar dernekleri hem üyelik, hem taraftara iliskileri hemde ticari ürünler için elzem hale gelecektir. Ayrica uzun vadede 10.000 lerin üzerinde yapilacak kongrelerdeki seçim islemlerininde bir sekilde bir çok noktada yapilmasi zorunlulugunu getirecektir.tarftar dernekleri bu açidan da önemlidir.Ve kurumsallasmada yapilan atilimlar bu derneklerle tamamlanmali ve desteklenmelidir.


    Taraftar dernekleri diyerek konuyu taraftara getirdik peki Tarftar niye TS desin bu sorunun cavabi 39 yilda saklidir.Elbette kulüp artik 39 yildir olusan ekolünü yazili hale getirmeli ve beyan etmelidir. Trabzonsporulugun bir kurallar, aliskanliklar, ilkelerbütünlügüyle ifade edilmesi gerekmektedir.Trabzonsporluluk Bildirgesi(ana yasasi)artik sözlerde kalmamalidir.Yazili hale getirilmelidir.


    Eger böyle birbildirge olusturulursa karsilasilan olaylarda (Gökdeniz, Fatih Akyel) nasil tavir alinacagida belirlenmis olur.Taraftar olmak isteyenbu bildirgeyi begenirse olur begenmezse kendisi bilir.


    Ama su da bir gerçektir bu bildirge geçen 39 yilinizlada uyumsuz olmayacaktir, olamayacaktir.Eger Birileri bildirge ile belitilen kurallar bütününe bagdasmayacak bir is yaparsa o zaman gitme eylemi bu isi yapana düsecektir.


    Elbette Kulüpte bir onur kurulu, denetleme kurulu, Danisma kurulu gibi kurullarda olusturulmalidir.Bu kulübün yetistirdigi degerlerden uzak kalmasinida önler.Ayrica gerektiginde yönetime yanlis yapiyorsun sinyalinide verir.


    Böyle bir kurumsallasma ile bugün yasadigimiz çogu sorun ortadan kalkmis olur.


    Yazmasi çok kolay oldu ancak oldulçada zor bir iside önerdigimin farkindayim.Ama yinede bir yol olmali.Bu sorunlar bu sancilar bitmeli. benim anlattigim bir çözüm yolu.Belki daha iyisi vardir.Belki iyilestirilebilir.Ama sorun varsa çözümde vardir. Hangi çözüm olursa olsunaslolan çok çalismaktir. Yani kolayciliktan vazgeçmektir.


    Yazinin Sonunda Simal Yildizina Tesekkür etmek isterim.Kafamizda dönüp duran bir meseleyi buraya aktardiginvedemeseleler üstünedüsünmemizi tetiklediginiçin Tesekkürler kardes.








    Edited by: smertkan

  11. #11
    gerçekefsane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.07.2005
    Mesajlar
    4,070

    Standart



    Trabzonspor kimligini tartisirken birazda Liverpool gibi kulublerin taraftarlarina bakalim.


    en yeni örnegi geçtigimiz yil Milan- Liverpool sampiyonlar ligi final maçinda Milan'in 3-0 dan sonra ülkemizde hangi kulubun taraftari kulubune destek olurdu. Biz önce bunlari sorgulayalim kendimizde.


    yoksa her zaman tarihimizle övünürüz.


    önce taraftarlik bilinci. taraftar - kulub arasinda iletisimin saglikli olmasi için, taraftarönce kendini sorgulayacak. yoksa kulubunuzde istemediginiz bir oyuncu için Trabzonsporluluk degerlerini ön plana çikartmak ne kadar dogrudur tartisilir.


    100.000 üye hedefi gerçeklesen 17.000 civari


    lisansli ürün satisi ne kadar


    kombine bilet sayisi 8.000 (hatirladigim kadariyla )


    maçlardaki ( iç saha da )ortalama seyirci sayisi.


    en basit örnegi maçlara forma, kaskol, sapkalarla kaç taraftarimiz maça gidiyor. ( en az birisi de olabilir )


    6-7 milyon taraftar diyoruz. forma satislarimiz ne kadar en azindan yada Trabzonspor dergisinin aylik ortalama satisi ne kadar.


    önce taraftar bilinçlenecek, yoksa tarihimizle övünmek bir noktaya kadar sürer.


    Edited by: gerçekefsane

  12. #12

    Üyelik tarihi
    11.07.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    60
    Mesajlar
    909

    Standart



    Futbol bir oyun ve TRABZONSPOR'da benim oyun arkadasim.


    Saygilarimla

  13. #13
    KuĞu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.09.2004
    Mesajlar
    2,236

    Standart



    Benim gözümde Trabzonspor hiç bir felsefenin yada kisinin, kisilerin tekelinde olan bir olusum degildir, felsefe degildir din degildir. Trabzonspor herkese hitap eder herkes kendinden birsey bulur. Çünkü;


    Trabzonspor yasayan bir insan gibidir dogumundan bugüne kadar bir insanin yasayabilecegi tüm güzellikleri, buhranli günleri, zihinsel karmasayi, isyani, dik basliligi ve asiligi, utanci, savasi, barisi,dostu, düsmani, ihaneti, süprizi, inanci, sevdayi, onur ve gururu vb. yasamistir. Trabzonspor yasayan bir insan gibidir ve benim en iyi arkadasimdir. Kankamdir yani kizsamda küsemedigim tekrar gidip sarmasdolas oldugum basarisiyla gururduydugum basarisizligiyla birlikte agladigim ama destek oldugum yalniz birakmadigim ve her an yanimda olup yalniz birakmayan bir arkadasim.


    Trabzonspor bir insan gibi durusuyla digerinsanlari kendine hayran birakabilir.Bu güçlü durusu kullanabilmek için bazi insanlar ideolojilerini empoze ederek onu yanina çekmeye çalisabilir ve o yasayan bir insan olarak bunlardan etkilenir yada etkilenmez ama hepsinden kendine tecrübe çikararirve her insan gibi hata yapmaktan kurtulamaz ayni hatalari tekrarlar durur. Bazen sempatinin sevginin doruga vurdugu anlar yasar bazen sevilmez.


    Trabzonspor yasayan bir insandir digerleri gibi el yapmasi bir robot degil ! Farki ruhu olmasidir!

  14. #14
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    Tunga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.11.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    10,698

    Standart

    Alıntı smertkan Nickli Üyeden Alıntı


    .................................................. .......... ..... Trabzonsporulugun bir kurallar, aliskanliklar, ilkelerbütünlügüyle ifade edilmesi gerekmektedir.Trabzonsporluluk Bildirgesi(ana yasasi)artik sözlerde kalmamalidir.Yazili hale getirilmelidir.


    Eger böyle birbildirge olusturulursa karsilasilan olaylarda (Gökdeniz, Fatih Akyel) nasil tavir alinacagida belirlenmis olur.Taraftar olmak isteyenbu bildirgeyi begenirse olur begenmezse kendisi bilir.


    Ama su da bir gerçektir bu bildirge geçen 39 yilinizlada uyumsuz olmayacaktir, olamayacaktir.Eger Birileri bildirge ile belitilen kurallar bütününe bagdasmayacak bir is yaparsa o zaman gitme eylemi bu isi yapana düsecektir.


    ....................................


    Öncelikle yazılarınız ve görüşlerinizle bu konuyu zenginleştirdiğiniz için teşekkür ederim.


    Böyle bir yola çıkılırken öncelik sıralaması yapmak ve çıkılacak noktanın tespitinin de iyi yapılması gerekli. Bu öyle bir çıkış noktası olmalı ki Trabzonspor ve onun temsil ettiği değerleri çok iyi kucaklamalı. Çıkış notası olmasına rağmen de yol boyunca gidenlerin mihmandarı olmalı.


    İngilte'de durum biraz daha farklı. İngiltere'de futbol sektörü, otomotiv sektöründen büyüktür. Dolayısıyla kara paralı dünya (çoğunlukla da Rus) zenginleri hem aklama hem de popülerlik kazanma için bu ülkenin sıradan veya büyük kulüplerinin peşine düşmüşlerdir.


    Biz burada 100-110 yıllık kulüpleri değil 30-40 yıllık ve hala tam nereye konacağı belli olamamış bir kulübü konuşuyoruz. Bizde de 100 yıllık kulüpler var diyorsanız size sunu söyleyebilirim: Bizdeki 100 yıllık kulüpler yönetim ve varoluş şekilleri gereği henüz ilk otuz yıllık süreçlerini bile tamamlayamamış kulüplerdir. Açıkçası ne idüğü hala belirsiz olan, belli bir felsefe, amaç, vizyon geliştirememiş ve kurumsallaşamamışkulüplerdir.


    Ben eminim ki Trabzonspor bu konuda da Türkiye'de bir ilk olmuştur, daha da ilklere imza atacaktır.


    Trabzonspor nasıl ki bir bölgeye sığmamış taşmışsa, belli ideolojilere de hiçbir zaman sığmamış, siyaset üstü varlığını korumuştur. Üstelik Çamlıca'nın 3 gülü, sadece rating ve kör taraftar kazanabilmek için özellikle siyaseti geri plana itmesine rağmen Trabzonspor bunu ona duyulan sevginin koyuluğu sayesinde bunu başarabilmiştir.


    Trabzonspor'a kimse olması gerekenden fazla misyonu yüklememeli diyenlere %100 KATILMADIĞIMI da söylemeliyim. Bunu Trabzonspor'a biz değil, bizzat Trabzonspor Efsanesi yüklemiştir bile. Artık beklentiler çok yükselmiştir.


    Ama tüm bunlar hala da benim soruma cevap olmamıştır. Bu harç nedir?

  15. #15
    zanoylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.12.2004
    Nereden
    Sinop
    Yaş
    41
    Mesajlar
    2,603

    Standart



    Öncelikle bu güzel yazindan dolayi seni kutluyorum kardesim [img]smileys/smiley32.gif[/img]


    Cevap vermek gerekirse:


    3.Paragftaki sorunun cevabi rahmetli kazim'in belirttigi duygunun insanlara verdigi hazdir..


    4.Paragraftaki sorunun cevabi ise bence oy birligi olmali ki dogrusuda budur...


    5. Paragraftaki konu ise çok önemli artik ne hikmetse semsiye kapatma devri bitmistir.


    7.Paragrafta Beratimin düsüncelerine katilmamak mümkün degil...


    8.Paragrafa cevabim ise onlar bizim için gerçekte çok degerli insalar onlarin varligi bize güç veriyor....


    9.Paragrafta ise Sürekli divan sairlerini dinlemeye mahküm edilmis insanlar baslarini kaldiripda cevresindeki birçok degeri fark edememis,Trabzonspor yogurt yemenin farkli seklini onlara göstermistir......


    10. ve son olarak görüslerine katilmamak mümkün degil


    Tekrar tebrikler

  16. #16

    Standart



    Arkadaslar,


    trabzonspor ne demektir, taraftar bunun ne demek oldugunun farkinda degildir galiba. 70'lerde TS sampiyon oldugunda bu Turkiye'de sol yazinda siayasal bir devrimin habercisiolarak yer aldi . TS bunu yapiyorsa, 3 oligarsiyi yerle bir ediyorsa aynisini biz de yapabiliriz gibisinden bir ornek olmus Trabzonspor. Onun icin trabzonspor'un anlami cok buyuktur. TS hazirciliga, kolayciliga karsi, yoktan varolmanin,tirnaklariyla mucadele etmenin sembolu olmustur. ama daha once belirttigim gibi yeni kusakla birlikte bu sembol de gucunu yitiriyor. Belki suclamamak lazim onlari, sampiyonluk hasreti bazen herseyi bastirir.


    Ben de son sampiyonlugu hatirlamiyorum, ki yasim hatirlamak icin birazcik da yeterlihalbuki.amabenbizi TS yapan degerleri bir kenara birakip sampiyon olmayi da istemem.Bakin Boston'da yasiyorum, buranin bezbol takimi Red Sox 85 yil sampiyon olamamis, ama herkes cilgin gibi Red Sox taraftaridir.Onlarin milli takimi gibi birseydir Red Sox. Oysa sadece 85 yil aradan sonra gecen yil sampiyon olmustur.


    Diyecegim su ki, once ekol olalim ve ekolumuzu surdurelim, basarilar sonrasinda zaten gelir.


    ekol olmada atacagimiz en buyuk adim ise 100 bin uye kampanyasidir. 100 bin uyeli, yonetim kurulunu internetten secebilen veya azledebilen, bagimsiz gelir kaynaklari olan, kurumsallasmis, altayapidan futbolcu uretip bundan buyuk gelirler kazanan, futbol disi olimpik branslarda da faaliyet gosteren bir kulup Turkiye'nin ornek kurumlarindan biri olacaktir.


    altyapidan yetistirdigi futbolcularin iki uc cumleyi arka arkaya konusabilecek nitelikte, az cok okur olmus, kitap okuyan, hayattaki tek amaci koseyi donmek/luks araba kullanmak olmayan tarzda olmasi, ornegin haksiz verilmis bir penalti sonrasinda penaltiyi gostere gostere auta atma cesaretini gosterebilcek fair play ruhuna sahip olmasi TS ekolunu guclendirir.


    Taraftar ise taraftar showlarinda bunu gosterebilir. 30 bin kislik yuruyus bu ekolun bir gostergesiydi. ama tribunlerde de bu gosterilmeli. Artik bmn gibi platformlarla cok daha iyi organize olup taraftar showlari cok daha akillica, icerigi dolu sekilde yapilabilir. TS'ye yapilan bir haksizliga karsi akilda kalici, etkileyici, siddet icermeyen protesto sekilleri bulunabilir.


    Ve bu ekolu daha da guclendirecek olan "vefa" gibi degerleri yuceltmek de taraftarin bir gorevi olmalidir. Kazim Koyuncu'ya yapildigi gibi.veya Ogun Abdullah'a yapilmadigi gibi.


    Konu cok uzun, yazacak, yapacak cok sey var.


    saglicakla kalinEdited by: OfluMulkiyeli

  17. #17
    smertkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.11.2004
    Nereden
    Samsun
    Yaş
    45
    Mesajlar
    767

    Standart



    @Simal Yildizi yazini tekrar okudum sorguladiklarini not ettim.


    Çikardigim sorular ve bana göre yanitlari söyle:


    1.Trabzonspor kimligi nedir? Neyi ifade ediyor?Trabzonsporlu olmayan birisi Bu kimlikten ne anliyor?


    Daha önceki yanitimda da belirttigim gibi bu kimligin daha dogrusu Trabzonsporlulugun bir anayasasinin sözlüden artik yaziliya dönüstürülmesinin gerektigini düsünüyorum.Trabzonspor belki 39-40 yillik ama artik bir kurum. O zaman bu kurum kendini tanimlamali, amacini, misyonunu, vizyonunu belirlemelidir.Bunun için Kulüp bir çalisma yürütmeli vede bunu kongresinde geçirterek ilan etmelidir.Bu nedenle ben bu kimlik tanimlamasina Bildirge demeyi daha uygun buldum.TS bir Kurum ise yada Kurumsallasacagim iddasindaysa kimliginide ilan etmesi gerekir. Artik herkesin tek bir bakis açisi olmalidir.Ben TS liyim diyorsaniz neyi ifade etmek istiyorsaniz karsidakide onu anlamalidir.Sayfalarca cümleyle anlatilabilecek bu kimligi en iyi KAzim Koyuncu özetlemistir.Trabzonspor, güçlülere karsi, güçsüzlerin de bir seyler yapabilecegini göstermistir?.Bucümle bile basli basina açiklanmasi, genisletilmesigereken bir basliktir.Yani tipki göle atilan bir tas gibidir.Dalgalarinida belirtmek gerekirt.Kisiler bu sözden degisik anlamlar çikarabilir.


    Kendimce bir tanim yapmaktan kaçiniyorum çünkü yapilacak olan tanim genelin duygu ve düsüncelerine hitap etmelidir.


    2.Trabzonspor kitleleri arasi harci nedir?


    Bu oldukça çok zor bir soru? Buna yanit yazarken tipik karadenizlilik yapalim soruya soru ile yanit verelim. Trabzonlular(Bunun %80 olduguna katiliyorum) Kitlesel Hareket edebilirlermi? Yoksa Ben merkezlilikmi agir basar? Ortak Payda varmidir? Uzlasma Kültürü Varmidir? Bu konuyu daha önce tartismistik saniyorum.Konu basligi Harikulade meseleler olacakti. Uzlasi olmasi gerekliligini biliyorduk ama olmayacagini da görüyorduk. Kitlesel Hareketler yok degil ama harci nedir, tepki göstermekmi, muhalefet etmekmi, meydan okumami bilemiyorum.Ama Karedeniz insanini haksizlik yapilmasi kadar bastan çikartacak bir meselede olmadigida kesin.O zaman hakkini almak için firliyor.Ama is kendi arasina geldimi, yani eylem disardan degilde içerden oldumu, yada azicik dingin havada yelkenler hemen iniyor.Kimse rahatini bozmuyor.


    3.Kemik gibi bir yapimi yoksa çogunlukmu?Ya azinligin durumu?Fikir çatismasi? Bilgiden faydalaniyormuyuz?


    Ülkemizin klasik demokrasi yorumu bu.Çogunlugu alan her seyi yapmaya hakki vardir.Diger görüs ona yer yok. Ben iktidarim dedigimide yaparim anlayisi.Maalesef böyle bir düsünce rüzgeri estiriliyor ülkemizde, Demokrasi denincede bu anlasiliyor.Yani çogunluk diktasi.


    Bir de isin içine Katilimciligin hem seçen hemde seçilen tarafindan istenmedigini ele alirsak bizim demokrasi hepten baska bir sey oluyor.tüm yönetimler tabanindan kopuyor.Taban ise hep tabanda kalmaktan pek mutlu oluyor.


    Buradanda is Baskanciliga sunun adami bunun adami olmaya kadar gidiyor.


    Örnek son konre adama Albayrakmi Sümermi desek cevap hazir.Birde söyle sorsak Parami Bilgiyi kazanir? Bilgimi parayi? Adam kafami buluyon der.


    Bu da bir düsünsel alt yapinin olmadigini gösteriryor. Maalesef ülkemizde hemen hemen her seyde alt yapi eksikligi var.O nedenle seçimlerde fikirler degilde Isimler yarisiyor.Bu seferde Kavgalar çikiyor.Tipki Albayrak Sümerle kucaklasirkenbirilerinin (Herhalde Kraldan çok Kralcilik dedikleri bu olsa gerek)Sümeri yuhalamalari gibi.


    4.Trabzonsporlulukta sosyal bir alt yapi varmi?


    Kesinlikle yoktur.Belki hemsehircilik kökenlidir ama ben Trabzonsporluyum demek yeterlidir.Is orada biter.Isçi memur köylü esnaf müteahhit isadami farketmez.


    5.Trabzonsporun Gücü nedir?Güçsüzmüdür, güçlümüdür?


    Bu sorunun cevabi tektir.Taraftaridir. Taraftari ile iliskilerini düzenledigi, katilimi artirdigi ölçüde güçlüdür? 30.000 kisi yürütecek kadar güçlüdür.Ancak Taraftara derneklerinin Kurumsallasmanin bir parçasi olarak görülmesi ile30.000 degilde 300000 hatta milyonyürütecek gücüde vardir.yeterki bu güç organize edilsin, bilgilendirilsin.Ihmal edilmesin.Merkeziyetçi yönetimden katilimci yönetime dogru atilimlar yapilsin.karsilikli adimlar atilsin.


    6.Anadolu Ozani divan edebiyati yaparmi?


    Özenti, taklit bunlar bize uymaz.


    7.Fatih Akyel Transferine olumlu bakanlari nasil açiklarsiniz?


    Daha tam kurumsallasmayan, kimligini ortaya koymayan, taraftari ile iliskilerini düzenlememis, ülkesinin yönetim hastaliklarini gösteren bir kulüpte hiçte anormal durmuyor.


    8.Taraftarlik Top kaleyi geçince Ayaga firlamakmidir?


    Maalesef is buna geldi dayandi.vur kir parçala bu maçi kazan. Son isviçre maçi illede alacagiz maçi.Iyi oynayip kaybetmekmi dediniz.Asla kaybetme. Üretmekmi asla tüketelim.her seyi tüketelim. Bu anlayis pompalanan bir toplumda kolaymi öyle tabela taraftari olmamak. Ama inadina TS denisi iste.Geçen yariyilda demedikmi. yenildigimiz maçin ardindaki maça gitmedikmi.Direndik Direnecegiz.


    Bu sorunun diger anlami ise taraftarin kulübe sahip çikmasi oda bellidir.Üye olacagiz, TS Club e ugrayacagiz, Artik Kader birligi edecegiz.Edited by: smertkan

  18. #18
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Yaş
    35
    Mesajlar
    380

    Standart



    Fakyel olayi;


    Bir kere yönetim, yani üzerinde konustugumuz kutsal degeri yöneten kisiler bu olayi gerçeklestirerek çok büyük bir skandala imza attilar. Taraftarin ona sahip çikisini ise "siradanlasmak" olarak görüyorum. Bu siradanlasmakkelimenin tam manasiyla siradanlasmaktir. Kendi degerlerini, hatta kendi kendini ayaklar altina almaktir "Profesyonellik adina!". Fatih için degisen pek bir sey yok. Bu oyunupara için oynuyor zaten. Peki ya biz? Bizler? Fatihe sahip çikanlar da mi profesyonel taraftar?Degerlerini paraya göre siniflandiran bir oyuncunun -ki evvelinden renklerimize karsi sabikali- "gelsin ya hebe hübe lüp lüp" gibiuyusturucusöylemlerle bu kulübün formasini giymesini "hazmetmek"Ahlâkî ishal olma yolunda atilmis adimdir. Yozlasma da diyebiliriz.Fatih bu kulübün artik çok siradan bir kulüp oldugunu gösteren son örnektir. Ve bu yönetim-taraftar iliskisi böyle devam ettigi sürece çok yakinda nefret ettigimiz büyüklerden pek farkimiz kalmayacak korkarim..


    Neden Trabzonspor?; Ülkenin her alanina yayilmis adaletsizlik,haksizlik ve vurgunculuga simgesel bir yaklasimdir trabzonspor. Bu pislige, adilige herkes kendi çapinda baskaldirmak ister.. Kimileri Kurtlar vadisi izler, Kimileri Che guevara penyeleriyle dolasir, Kimileri de kendince bu düzeni nasil yikacagina dair hayaller kurar...


    Benim bu düzene karsikahramanim Trabzonspor'dur. Futbola uyarlanmis haliyle ülkeyi sömüren 3 büyüklere karsi Golyat'a karsi gelen Davud'dur Trabzonspor Bir bakima... Azinlikta kalan çogunlugun simgesel silahi..


    Eger ki tüm bu degerler -ki kisiden kisiye farklilik gösterir- digerleri gibi ihtisamin, riyanin, yalanin adaletsizlik ve ahlaksizligin potasina dogru yaklasmaya baslar ve erirse, yani onlara O dedigim düzenbazlara benzerse tavan ve ya taban, trabzonspor sadece bir futbol kulübü olacaktir. Yenildiginde bütün bir ay üzülmeyecegimiz, yendiginde dügünümüz varmis gibi sevinmeyecegimiz...



  19. #19
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    Tunga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.11.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    10,698

    Standart



    Bu konu gerçekten de sayenizde gitgide zenginleşiyor. Çok da güzel oluyor. Bu endişeleri taşıyan insanların olması, artması Trabzonspor'a mutlaka müspet kazanımlar sağlayacaktır.


    Metalurjide alaşımların termodinamiğinde ve kinetiğinde bazı gerçekler vardır. ShadoW'un mesajı sonrası aklıma şu geldi.


    Örneğin bakır - nikel alaşımı yapacaksınız. Bakırın içine nikel ya da nikelin içine bakır katarsınız. Sonuçta oluşan alaşım, kimyasal yapısı ne olursa olsun, mutlaka bakırdan da nikelden de düşük sıcaklılarda ergir. Bu bir doğa kanunudur.


    Yani sonuçta oluşacak ürün sizi bir hedefe götürecektir ama artık o ne eski bakır, ne de eski nikeldir.


    Şimdi buna isterseniz uzlaşma kültürü, isterseniz yozlaşma diyebilirsiniz. Ama durum budur. Alaşım miktarı arttıkça yapı hiç bir zaman saf bakır kadar iletken, saf nikel kadar korozyona dirençli olmaz. Ama her alaşımın da başka işlevleri kullanım yerleri vardır.


    Siz bir alaşım üreteceğiniz zaman tek hedefiniz onu gerçekleştirmektir. Yola çıkarken kullandığınız diğer elementlerin özelliklerini artık bulamayacağınızı bilirsiniz.


    İşte Trabzonspor ile yeni taraftar profilinin oluşturduğu alaşımın da nasıl tasarlanacağını, hangi kriterleri esas alacağını ortaya koymak gerekli.


    Bu noktada Shadow ile Trabzonspor'a bakışımızın aynı romantik gözlükle olduğunu görüyor ve mutlu oluyorum.


    Smertkan ve ShadoW'a tekrar teşekkür ediyorum.


    ShadoW:


    Eger ki tüm bu degerler -ki kisiden kisiye farklilik gösterir- digerleri gibi ihtisamin, riyanin, yalanin adaletsizlik ve ahlaksizligin potasina dogru yaklasmaya baslar ve erirse, yani onlara O dedigim düzenbazlara benzerse tavan ve ya taban, trabzonspor sadece bir futbol kulübü olacaktir. Yenildiginde bütün bir ay üzülmeyecegimiz, yendiginde dügünümüz varmis gibi sevinmeyecegimiz...Edited by: simal yildizi

  20. #20
    Gülşen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21.07.2005
    Mesajlar
    290

    Standart




    Esimin nasil Trabzonsporlu oldugunu anlattigibir yazisi var. Bu kimlik konusuna da bir yaklasim getiriyor.. Asagidaki yaziyi aylar önce bir baska sitedeki arkadaslara yazi istediklerinde göndermistim. fficeffice" />
    Nasil TS?li Oldum[/I][/B][/I][/B]
    Her velet gibi ben de babamin sempati duydugu futbol takimini tuttum.
    6 yasindayim, okuma yazmayi yeni sökmüsüm. Babamin düzenli olarak eve getirdigi
    Günaydin ve Tercüman gazetelerinden birinin spor sayfasini heceliyorum...
    Galatasaray : 0 Fenerbahçe : 1
    -Baba bu 0 ve 1 ne?
    -Fenerbahçe bize bir gol atmis ve bizi 1-0 yenmis evladim.
    -Ee niye yenilen takimi tutuyorsun baba?
    -Yavrum bir kere yenildin diye takim degistirilmez.
    Aradan bir sene geçti geçmedi ki aci gerçegi farkettim. Koskoca Rize?de babam ve benden
    baska Galatasarayli yokmus.
    O zamanlar Rizespor daha bilmem kaçinci ligde debelenip duruyor.
    Kimsede köklü bir Rizespor sevgisi de yok anlayacaginiz...
    Herkes; dayilarim, amcalarim ve onlarin çocuklari, Çayeli?nin alayi Fenerli...
    Birkaç münferit Besiktasli hariç. Onlar da benim azinlik psikolojimi yasiyorlardi zaten.
    Sanki Fenerbahçe Futbol Kulübü Rize?de kurulmus, sonra takimin merkezini Istanbul
    Dereagzi?na tasimislar.
    Çocuguz, top oynuyoruz tabi. Takimlar kuruluyor... Herkes tuttugu takimin adini vererek
    ayni çati altinda toplaniyor.
    -Hadi biz Fenerbahçe olduk, sen de takimini çek.
    -Ne takimi çekicem be. Sadece ben varim Galatasarayli.
    Bu Galatasaraylilik belasini basima saran babami kahveden çagiricam ama biliyorum
    3 metre bile kosamaz.
    Fenerbahçeliler?in karsisina hep bir iki eksikle çikiyorduk. Yenile yenile bir gün yenmesini
    ögrendik. Az dayak yemedik bu arada. Tas, sopa, gazoz kapagi (bazen sisesi üzerinde)...
    Normal biten maç yok zaten, hepsi ?Maraton?luk?...
    Bu Fenerli güruhuna karsi makus kaderim dayak yemekti.
    Bagira çagira yapilan tartismalari iyi idare ediyordum ama...
    Gazetelerde, ?F.B, G.S ezeli rekabetinde son durum? adiyla hazirlanan köseleri hatmetmeye
    baslamistim.
    Metin Oktay, Mithatpasa?daki maçta, Gazhane tarafindaki Fener kalesinin aglarini, çektigi sutla
    cart diye nasil yirtmisti... (Cart?i ben ekliyordum tabi. Çünkü Fenerliler?in ?cart?a acayip
    uyuz oldugunu fark etmistim.) Papazin çayirinda Fener?i 7-0 nasil gole doyurmusuz... vs vs...
    Ben bunlari ezberleyip mahalleye bir iniyorum ki, sanki Anti-Dühring?i okumusum.
    Fenerliler?de lojistik destek yok, lavuklar bütün gün beni dövdükleri için okumaya
    arastirmaya zamanlari kalmiyordu tabi.
    ?Kem küm... Lefter vardi... eee... sey...?
    ?Hadi lan, 3 sene üstüste kim sampiyon oldu? Kaleperoviç, Brian Birch?ün çiragi bile olamaz.?
    Fenerliler bana uzayli gibi bakiyor... Ne diyo lan bu? Kafasina gelen taslarla kafayi
    mi siyirdi acaba?
    Entelektüel bir tartismayi beceremeyen Fenerliler tekrar tas ve sopaya sariliyorlardi...
    (Simdi düsünüyorum da, bu beni dövenler de benim gibi 7-8 yaslarinda çocuklardi.
    Hepsi de ya mahalle ya da okul arkadasimdi. Holigan olamazlardi. Daha anlamini bile
    bilmiyorduk. Mutsuz bir evlilikleri, gicik olduklari patronlari, geçim sikintisi, gelecek
    kaygisi... insani vandalizme, holiganizme itecek bir kinleri ve nedenleri de yoktu.
    Peki bu ibneler beni niye dövüp duruyorlardi? Hala anlamis degilim!)
    Neyse, en az 8-9 sene kahrini çektigim Galatasaray?i, Istanbul?a tasindigimiz ilk yillarda
    hep kalbimde büyüttüm. Ama heyhat... Kabatas Erkek Lisesi?nde isler degisti.
    Adanali, Karsli, Izmirli, Diyarbakirli... velhasil Türkiye?nin dört bir yanindan gelmis
    ögrencilerden olusan Kabatas Erkek Lisesi?ndeki solcular, son günlerde bir Trabzon
    geyigine sarmislardi... Ben önce yeni bir sol fraksiyon zannettim.
    TKP-ML-TRABZON?u kurdular kesin, diye düsündüm. Soldaki bölünme nihayet sehir bazinda
    olmaya baslamisti.
    Sonra anladim olayi...
    -Abi helal olsun ya, adamlarin antrenörü de, futbolculari da hepsi Trabzonluymus, Anadolu?nun
    bagrindan kopup su Istanbul hegemonyasini yiktilar...
    Lan bu bizim komsu sehir Trabzon?un takimi Trabzonspor be...
    O zamanlar baskaldiri ve otoriteye karsi gelmek acayip prim yapiyor ama yine de
    Trabzonspor?a karsi en ufak bir kipirti hissetmiyorum.
    Bir gün siniftaki politize arkadaslardan biri bagirarak Trabzonspor?lu bir ajitasyon çekmisti;
    -Asirlik geçmislerine, federasyondaki güçlerine, medyadaki agirliklarina, büyük mali olanaklarina
    ve bütün bunlarin hakemler üzerinde dogurdugu baskiya ragmen gelip sen bunlarin
    elinden sampiyonlugu al...
    ?Bunlar? dediklerinden birisi de benim Galatasaray?im... Ulan ne biçim konusuyorsun lavuk,
    diyecem ama burasi Çayeli degil ve artik çocuk da degiliz. Yemiyo tabi.
    Bir Fenerli arkadasin davetiyle Inönü?deki Fenerbahçe ? Trabzonspor kupa maçina gittim...
    Deniz tarafindaki açiktayiz. Arkadasim layt Fenerli Allahtan. Benim de çok umurumda degil maç,
    yesinler birbirini havasindayim.
    Trabzonspor?un formasinin rengini bile bilmiyorum.
    ?Bu ne lan, visne çürügü lacivert forma mi olur?? diyorum.
    Kapalinin bir bölümünde, bir türlü organize tezahürat yapamayan, ellerinde kemençelerle
    horon tepen 5 bine yakin taraftar Trabzonspor?u destekliyordu.
    Arkadasim tribünü göstererek, ?Vay lavuklar, nerdeyse bizimkiler kadar varlar? diyerek
    tehlikenin büyüklügüne isaret etti.
    Devamli hareket eden ve biktirici bir presle Fenerbahçe?ye illallah dedirten bu visne
    çürügü ?lacivert renkli formali 11 kisi, defanstaki kivircik saçli adamin (Necati) attigi
    golle Fener?i kupadan eledi. (Nur içinde yatsin, Islam Çupi ertesi gün Trabzonspor?u
    Ingiliz takimlarina benzetmis ve Türkiye?de bu güne kadar böyle ölümüne yardimlasan,
    böyle can havliyle oynayan bir takimi izlemedigini yazmisti.)
    Kemençe sesi birden kulagima daha bir hos geldi.
    Inönü?den çikarken aralarina karistim. Rize ile Trabzon?un farki neydi ki?
    Tonlama farkimiz olabilirdi belki. ?Nasil Keçirduk, Nasil Geçurduk, Nasil Çeçurduk??
    O senenin sonunda Tercüman gazetesinde tam sayfa bir fotograf gördüm.
    Bu fotografla birlikte içimdeki son Galatasaray tersanesi de ele geçirilmisti.
    Teslim bayragini çekiyordum.
    Senol, Turgay Necati, Ali Kemal ve digerleri sampiyonluk kupasini elleri arasina almis,
    Bogaz Köprüsü?nün tam ortasindan yürüyerek kupayi Avrupa?dan Asya?ya geçiriyordu.
    ?Trabzonspor Sampiyon!..?
    Bir sonraki Galatasaray ? Trabzonspor maçindan gözyaslarimi gizleyerek çikmistim.
    Galatasaray, sezon basinda Tuncay?in jübilesi için Trabzonspor?la oynuyordu ve 4-1 yenilmisti.
    Galatasaray yenildi diye aglamiyordum ama, artik kendimi Trabzonsporlu hissediyordum.
    Içimdeki solcu insaatin ilk harçlarini, oligarsiye kafa tutan Trabzonspor atti.
    Trabzonspor zenginden alip bana veren Robin Hood?umdu. Amerika?nin burnunun dibinde
    Küba?yi kurmak kadar zor bir isi becermisti. Trabzonspor benim devrimimdi.
    Bir futbol takimi olmaktan çok öte anlam tasidi ve tasiyor.
    Simdiki veletlerde is yok. Kim güçlüyse, kim kazaniyorsa onu tutuyorlar. Nerde bizim gibi tuttugu takima bu kadar anlam yükleyen veletler...

  21. #21

    Üyelik tarihi
    31.08.2004
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    36
    Mesajlar
    366

    Standart


    Alıntı Gülsen Nickli Üyeden Alıntı


    Esimin nasil Trabzonsporlu oldugunu anlattigibir yazisi var. Bu kimlik konusuna da bir yaklasim getiriyor.. Asagidaki yaziyi aylar önce bir baska sitedeki arkadaslara yazi istediklerinde göndermistim.
    Nasil TS?li Oldum[/i][/b][/i][/b]
    Her velet gibi ben de babamin sempati duydugu futbol takimini tuttum.
    6 yasindayim, okuma yazmayi yeni sökmüsüm. Babamin düzenli olarak eve getirdigi
    Günaydin ve Tercüman gazetelerinden birinin spor sayfasini heceliyorum...
    Galatasaray : 0 Fenerbahçe : 1
    -Baba bu 0 ve 1 ne?
    -Fenerbahçe bize bir gol atmis ve bizi 1-0 yenmis evladim.
    -Ee niye yenilen takimi tutuyorsun baba?
    -Yavrum bir kere yenildin diye takim degistirilmez.
    Aradan bir sene geçti geçmedi ki aci gerçegi farkettim. Koskoca Rize?de babam ve benden
    baska Galatasarayli yokmus.
    O zamanlar Rizespor daha bilmem kaçinci ligde debelenip duruyor.
    Kimsede köklü bir Rizespor sevgisi de yok anlayacaginiz...
    Herkes; dayilarim, amcalarim ve onlarin çocuklari, Çayeli?nin alayi Fenerli...
    Birkaç münferit Besiktasli hariç. Onlar da benim azinlik psikolojimi yasiyorlardi zaten.
    Sanki Fenerbahçe Futbol Kulübü Rize?de kurulmus, sonra takimin merkezini Istanbul
    Dereagzi?na tasimislar.
    Çocuguz, top oynuyoruz tabi. Takimlar kuruluyor... Herkes tuttugu takimin adini vererek
    ayni çati altinda toplaniyor.
    -Hadi biz Fenerbahçe olduk, sen de takimini çek.
    -Ne takimi çekicem be. Sadece ben varim Galatasarayli.
    Bu Galatasaraylilik belasini basima saran babami kahveden çagiricam ama biliyorum
    3 metre bile kosamaz.
    Fenerbahçeliler?in karsisina hep bir iki eksikle çikiyorduk. Yenile yenile bir gün yenmesini
    ögrendik. Az dayak yemedik bu arada. Tas, sopa, gazoz kapagi (bazen sisesi üzerinde)...
    Normal biten maç yok zaten, hepsi ?Maraton?luk?...
    Bu Fenerli güruhuna karsi makus kaderim dayak yemekti.
    Bagira çagira yapilan tartismalari iyi idare ediyordum ama...
    Gazetelerde, ?F.B, G.S ezeli rekabetinde son durum? adiyla hazirlanan köseleri hatmetmeye
    baslamistim.
    Metin Oktay, Mithatpasa?daki maçta, Gazhane tarafindaki Fener kalesinin aglarini, çektigi sutla
    cart diye nasil yirtmisti... (Cart?i ben ekliyordum tabi. Çünkü Fenerliler?in ?cart?a acayip
    uyuz oldugunu fark etmistim.) Papazin çayirinda Fener?i 7-0 nasil gole doyurmusuz... vs vs...
    Ben bunlari ezberleyip mahalleye bir iniyorum ki, sanki Anti-Dühring?i okumusum.
    Fenerliler?de lojistik destek yok, lavuklar bütün gün beni dövdükleri için okumaya
    arastirmaya zamanlari kalmiyordu tabi.
    ?Kem küm... Lefter vardi... eee... sey...?
    ?Hadi lan, 3 sene üstüste kim sampiyon oldu? Kaleperoviç, Brian Birch?ün çiragi bile olamaz.?
    Fenerliler bana uzayli gibi bakiyor... Ne diyo lan bu? Kafasina gelen taslarla kafayi
    mi siyirdi acaba?
    Entelektüel bir tartismayi beceremeyen Fenerliler tekrar tas ve sopaya sariliyorlardi...
    (Simdi düsünüyorum da, bu beni dövenler de benim gibi 7-8 yaslarinda çocuklardi.
    Hepsi de ya mahalle ya da okul arkadasimdi. Holigan olamazlardi. Daha anlamini bile
    bilmiyorduk. Mutsuz bir evlilikleri, gicik olduklari patronlari, geçim sikintisi, gelecek
    kaygisi... insani vandalizme, holiganizme itecek bir kinleri ve nedenleri de yoktu.
    Peki bu ibneler beni niye dövüp duruyorlardi? Hala anlamis degilim!)
    Neyse, en az 8-9 sene kahrini çektigim Galatasaray?i, Istanbul?a tasindigimiz ilk yillarda
    hep kalbimde büyüttüm. Ama heyhat... Kabatas Erkek Lisesi?nde isler degisti.
    Adanali, Karsli, Izmirli, Diyarbakirli... velhasil Türkiye?nin dört bir yanindan gelmis
    ögrencilerden olusan Kabatas Erkek Lisesi?ndeki solcular, son günlerde bir Trabzon
    geyigine sarmislardi... Ben önce yeni bir sol fraksiyon zannettim.
    TKP-ML-TRABZON?u kurdular kesin, diye düsündüm. Soldaki bölünme nihayet sehir bazinda
    olmaya baslamisti.
    Sonra anladim olayi...
    -Abi helal olsun ya, adamlarin antrenörü de, futbolculari da hepsi Trabzonluymus, Anadolu?nun
    bagrindan kopup su Istanbul hegemonyasini yiktilar...
    Lan bu bizim komsu sehir Trabzon?un takimi Trabzonspor be...
    O zamanlar baskaldiri ve otoriteye karsi gelmek acayip prim yapiyor ama yine de
    Trabzonspor?a karsi en ufak bir kipirti hissetmiyorum.
    Bir gün siniftaki politize arkadaslardan biri bagirarak Trabzonspor?lu bir ajitasyon çekmisti;
    -Asirlik geçmislerine, federasyondaki güçlerine, medyadaki agirliklarina, büyük mali olanaklarina
    ve bütün bunlarin hakemler üzerinde dogurdugu baskiya ragmen gelip sen bunlarin
    elinden sampiyonlugu al...
    ?Bunlar? dediklerinden birisi de benim Galatasaray?im... Ulan ne biçim konusuyorsun lavuk,
    diyecem ama burasi Çayeli degil ve artik çocuk da degiliz. Yemiyo tabi.
    Bir Fenerli arkadasin davetiyle Inönü?deki Fenerbahçe ? Trabzonspor kupa maçina gittim...
    Deniz tarafindaki açiktayiz. Arkadasim layt Fenerli Allahtan. Benim de çok umurumda degil maç,
    yesinler birbirini havasindayim.
    Trabzonspor?un formasinin rengini bile bilmiyorum.
    ?Bu ne lan, visne çürügü lacivert forma mi olur?? diyorum.
    Kapalinin bir bölümünde, bir türlü organize tezahürat yapamayan, ellerinde kemençelerle
    horon tepen 5 bine yakin taraftar Trabzonspor?u destekliyordu.
    Arkadasim tribünü göstererek, ?Vay lavuklar, nerdeyse bizimkiler kadar varlar? diyerek
    tehlikenin büyüklügüne isaret etti.
    Devamli hareket eden ve biktirici bir presle Fenerbahçe?ye illallah dedirten bu visne
    çürügü ?lacivert renkli formali 11 kisi, defanstaki kivircik saçli adamin (Necati) attigi
    golle Fener?i kupadan eledi. (Nur içinde yatsin, Islam Çupi ertesi gün Trabzonspor?u
    Ingiliz takimlarina benzetmis ve Türkiye?de bu güne kadar böyle ölümüne yardimlasan,
    böyle can havliyle oynayan bir takimi izlemedigini yazmisti.)
    Kemençe sesi birden kulagima daha bir hos geldi.
    Inönü?den çikarken aralarina karistim. Rize ile Trabzon?un farki neydi ki?
    Tonlama farkimiz olabilirdi belki. ?Nasil Keçirduk, Nasil Geçurduk, Nasil Çeçurduk??
    O senenin sonunda Tercüman gazetesinde tam sayfa bir fotograf gördüm.
    Bu fotografla birlikte içimdeki son Galatasaray tersanesi de ele geçirilmisti.
    Teslim bayragini çekiyordum.
    Senol, Turgay Necati, Ali Kemal ve digerleri sampiyonluk kupasini elleri arasina almis,
    Bogaz Köprüsü?nün tam ortasindan yürüyerek kupayi Avrupa?dan Asya?ya geçiriyordu.
    ?Trabzonspor Sampiyon!..?
    Bir sonraki Galatasaray ? Trabzonspor maçindan gözyaslarimi gizleyerek çikmistim.
    Galatasaray, sezon basinda Tuncay?in jübilesi için Trabzonspor?la oynuyordu ve 4-1 yenilmisti.
    Galatasaray yenildi diye aglamiyordum ama, artik kendimi Trabzonsporlu hissediyordum.
    Içimdeki solcu insaatin ilk harçlarini, oligarsiye kafa tutan Trabzonspor atti.
    Trabzonspor zenginden alip bana veren Robin Hood?umdu. Amerika?nin burnunun dibinde
    Küba?yi kurmak kadar zor bir isi becermisti. Trabzonspor benim devrimimdi.
    Bir futbol takimi olmaktan çok öte anlam tasidi ve tasiyor.
    Simdiki veletlerde is yok. Kim güçlüyse, kim kazaniyorsa onu tutuyorlar. Nerde bizim gibi tuttugu takima bu kadar anlam yükleyen veletler...
    yaw son zamanlarda okudugum en güzel yazilardan birisi cok hosuam gitti acikcasi. helal olsun ne dim. aslinda bu yaziyi bütün spor forumlarina yazmak gerekiyor diye düsünüyom. örnek ve ders alinilacakbir yazi.

  22. #22
    zanoylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.12.2004
    Nereden
    Sinop
    Yaş
    41
    Mesajlar
    2,603

    Standart

    Alıntı simal yildizi Nickli Üyeden Alıntı





    Metalurjide alasimlarin termodinamiginde ve kinetiginde bazi gerçekler vardir. ShadoW'un mesaji sonrasi aklima su geldi.


    Örnegin bakir - nikel alasimi yapacaksiniz. Bakirin içine nikel ya da nikelin içine bakir katarsiniz. Sonuçta olusan alasim, kimyasal yapisi ne olursa olsun, mutlaka bakirdan da nikelden de düsük sicaklilarda ergir. Bu bir doga kanunudur.


    Yani sonuçta olusacak ürün sizi bir hedefe götürecektir ama artik o ne eski bakir, ne de eski nikeldir.


    Simdi buna isterseniz uzlasma kültürü, isterseniz yozlasma diyebilirsiniz. Ama durum budur. Alasim miktari arttikça yapi hiç bir zaman saf bakir kadar iletken, saf nikel kadar korozyona dirençli olmaz. Ama her alasimin da baska islevleri kullanim yerleri vardir.





    Vaaaaasssss.....Element,karisim,alasim,termodinami k,kinetik, korozyon...karizma yaptin be kardes[img]smileys/smiley36.gif[/img] Kendimi bodur Aylanin dersinde zannettim bi an[img]smileys/smiley5.gif[/img]

  23. #23
    #10 Fietra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    4,211

    Standart

    Gülsen'in esine alkis[img]smileys/smiley32.gif[/img]

  24. #24
    Hasan Cubukcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.03.2005
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1,730

    Standart

    Tebrik ediyorum bravo [img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img]

  25. #25
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır Çebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1,205

    Standart



    Alıntı #10 Fietra Nickli Üyeden Alıntı
    Gülsen'in esine alkis[img]smileys/smiley32.gif[/img]

    Hakkaten öyle Osmanim...[img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img][img]smileys/smiley32.gif[/img]


    bizim sitede(kalearkasi.net)"köse yazilari" bölümü için de idealyayinlicam yaziyi; izin aliyim en iyisi ben kendilerinden:P

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •